Açık ileti, verilmek istenen fikir ya da duygunun direkt ifade edilmiş olduğu iletidir. Örtük ileti ise açıkça söylenmeyen; bağlam, sözcük seçimi, çağrışım, simge, davranış yada ifade biçimi yardımıyla sezdirilen iletidir. Kısacası açık iletide okur ya da dinleyici söyleneni direkt anlamış olur; örtük iletide ise söylenenlerden hareketle kastedileni çıkarır.
Bu iki kavram yalnızca edebiyat dersinin mevzusu değildir. Günlük konuşmalarda, şiirlerde, hikâyelerde, atasözlerinde, deyimlerde, reklamlarda, toplumsal medya paylaşımlarında ve gövde dilinde açık ya da örtük iletilerle karşılaşırız.
Kısa yanıt: “Lütfen pencereyi kapat.” cümlesinde talep açıkça belirtilmiştir; bu bir açık ileti örneğidir. Pencere açıkken söylenen “Oda iyice soğudu.” cümlesi ise “Pencereyi kapat.” isteğini sezdirebilir; bu durumda örtük ileti vardır.
İleti; göndericinin alıcıya aktarmak istediği data, fikir, duygu, talep, tutum yada değerdir. İletinin doğru anlaşılmasında yalnızca kullanılan cümleler değil; konuşmanın gerçekleştiği ortam, gönderici ile alıcının ilişkisi, ses tonu, jest ve mimikler de etkili olabilir.
Bundan dolayı açık ve örtük iletiyi kavramak için ilkin iletişimin ögelerini bilmek yararlıdır. Gönderici, alıcı, ileti, kanal, bağlam, kod ve dönüt; anlamın iyi mi kurulduğunu belirleyen temel unsurlardır.
Açık ileti, göndericinin vermek istediği mesajı direkt ve belirgin şekilde dile getirmesidir. Duygu ve düşüncelerin hiçbir ima, mecaz yada yoruma gerek kalmadan direkt ve net bir halde ifade edilmesidir. Söylenen ile kastedilen büyük seviyede örtüşür. Alıcının aslolan iletiyi bulmak için yoğun bir yorum yapmasına gerek kalmaz.
Bu örneklerde data, talep, duygu yada fikir açıkça açıklanmıştır. Alıcının “Aslen ne demek istiyor?” sorusuna yanıt aramasına gerek kalmamıştır.
Örtük ileti, direkt söylenmeyen, sadece sözün bağlamından ve anlatımın çeşitli ipuçlarından çıkarılan iletidir. Mesajın dolaylı yoldan, söz sanatları, imgeler yada çağrışımlarla verildiği, birden oldukça anlama gelebilen ve yoruma açık olan iletidir. Gönderici, aslolan düşüncesini yada isteğini açıkça belirtmek yerine sezdirir. Okur ya da dinleyici de sözcüklerin görünen anlamının ötesine geçerek bu iletiyi yorumlar.
Örtük ileti; ima, çağrışım, simge, imge, benzetme, ironi, kinaye, tariz, sözün söyleniş biçimi yada metinde bilerek bırakılan boşluklar vasıtasıyla kurulabilir. Bu yönüyle edebî metinlerde anlamı derinleştiren mühim unsurlardan biridir.
Şiir:
gecenin bir vakti İstanbul oluyorum
sisler-puslar arasından
gözlerine
ellerine
yüreğine
kanat çırpıyorum
tut beni! …bir yar lalesiyim
gülüşlerinden bir köprü kur banayüreğim gün görmemiş deniz evladı
martılara özenen
tut yüreğimden
çıkar beni maviliklere…
| Ölçüt | Açık İleti | Örtük İleti |
|---|---|---|
| Veriliş biçimi | Direkt anlatılır. | Dolaylı şekilde sezdirilir. |
| Anlama süreci | Temel anlam çoğunlukla ilk okumada anlaşılır. | Bağlam, çağrışım ve ipuçları değerlendirilir. |
| Alıcının görevi | İletiyi direkt alır. | Çıkarım ve yorum yaparak iletiyi tamamlar. |
| Yorum alanı | Daha sınırlıdır. | Daha geniştir; fakat metinle sınırlandırılır. |
| Sık görüldüğü bölgeler | Kılavuz, duyuru, haber, ders kitabı, uyarı ve bilimsel metin | Şiir, hikâye, roman, reklam, günlük konuşma ve görsel anlatıda; atasözlerinde, deyimlerde… |
| Örnek | Bu ülkede güneşli günlerin sayısı oldukça azdır. | “Güzel günler, güneşli günler göreceğiz çocuklar…” |
Mühim: Bu fark kati bir metin türü ayrımı değildir. Öğretici bir metinde örtük ileti, edebî bir metinde açık ileti bulunabilir. Belirleyici olan metnin türü değil, iletinin iyi mi verildiğidir.
Hayır. Mecaz, bir sözcüğün gerçek anlamından uzaklaşarak başka bir anlamda kullanılmasıdır. Örtük ileti ise verilmek istenen mesajın direkt söylenmeyip sezdirilmesidir. İki kavram bir arada bulunabilir; fakat biri ötekinin mecburi koşulu değildir.
Bu ayrımı daha iyi kavramak için mecaz mevzusuna da bakılabilir.
Açık ileti, mesajın direkt verildiği; örtük ileti ise bağlam ve ipuçları yardımıyla sezdirildiği ifade biçimidir. Açık iletiyi bulmak için “Ne söyleniyor?”, örtük iletiyi bulmak içinse “Bu sözle aslolan ne anlatılmak yada yaptırılmak isteniyor?” sorusu sorulabilir.
Mevzunun öğretim programındaki yerini görmek için 9. sınıf Türk Dili ve Edebiyatı konuları sayfası incelenebilir.
Açık ileti; data, fikir, duygu yada isteğin direkt ifade edilmiş olduğu iletidir. “Yarın okula erken gel.” cümlesinde talep açıkça belirtilmiştir.
Örtük ileti, direkt söylenmeyen, fakat bağlamdan ve çeşitli ipuçlarından çıkarılan iletidir.
Temel fark, mesajın veriliş biçimidir. Açık iletide ileti direkt söylenir; örtük iletide ise alıcıdan çıkarım yapması beklenir.
Örtük ileti; anlatımı yoğunlaştırır, çağrışım alanını genişletir, güzel duyu tesir oluşturur ve okuru yorum sürecine katar. Böylece metin tek katmanlı bir ifade olmaktan çıkar.
Hayır. Örtük ileti; günlük konuşmalarda, hikâye ve romanlarda, atasözlerinde, deyimlerde, reklamlarda, karikatürlerde, filmlerde, toplumsal medya paylaşımlarında ve gövde dilinde de görülebilir.
Süre Bisikleti – Alim AdalıTür:ÇocukYazar:Alim AdalıYayınlanma Zamanı:2004Yayınevi:Can Çocuk YayınlarıISBN: 9789750703502KarakterlerAlim Bey: Damla ve Yağmur’un babasıdır. Evlatlarının merakını ve öğrenme isteğini destekleyen, onlarla beraber geçmişe seyahat icra eden, araştırmayı ve keşfetmeyi seven bir babadır.Damla: Alim Bey’in kızlarından biridir. Kardeşi Yağmur ile beraber vakit bisikletini hazırlayan, geçmişte yaşanmış olan vakaları merakla gözlemleyen ve yeni bilgiler öğrenmekten hoşlanan bir çocuktur.Yağmur: Damla’nın kardeşidir. Ablasıyla beraber vakit bisikletinin yapımında vazife alır. Babasıyla çıkmış olduğu yolculuklarda tarih öncesi insanların yaşamlarını ve buluşlarını keşfeder.Çuka: Ortalama yüz bin yıl ilkin Karain’de yaşayan, zekâsı ve üretkenliğiyle dikkat çeken bir çocuktur. İnsanların yaşamını kolaylaştıracak araçlar geliştirmeye çalışır. Balta yapmayı başararak kabile başkanının itimatını kazanır.Anin: Çuka’nın kardeşidir. Meraklı ve yaratıcı kişiliğiyle yeni buluşlara katkıda bulunur. Meyve toplamak için geliştirdiği vasıta, mızrağın ortaya çıkmasına öncülük eder.Ara: Çuka ve Anin’in babasıdır. Çocuklarıyla beraber başka topluluklara ateş yakmayı ve av araçlarını kullanmayı öğretir.Taşçı Amca: Taşları işleyerek çeşitli araçlar hazırlayan kişidir. Çuka ve Anin’in geliştirdiği mızrağın yapımına destek olur.Kabile Başkanı: Çuka’nın zekâsını ve başarısını takdir ederek ona başkanlık kolyesini veren, Anin’i ise yeni buluşundan dolayı mızrakçıbaşı duyuru eden kişidir.Damla ve Yağmur’un Anası: Ailesinin vakit yolculuklarında yaşadıklarını dinleyen ve ilerleyen bölümlerde bu yolculuklardan birine katılan karakterdir.MevzusuSüre Bisikleti, iki kardeş olan Damla ve Yağmur’un, babaları Alim Bey’in yardımıyla geliştirdikleri bir vakit bisikleti yardımıyla tarih öncesi dönemlere yaptıkları yolculukları mevzu alır. Ortalama yüz bin yıl öncesine giden aile, Karain’de yaşayan Çuka ve Anin adlı kardeşlerin günlük yaşamlarını, geliştirdikleri araçları ve insanlık tarihindeki mühim buluşları gözlemler. Kitap; merak, yaratıcılık, yardımlaşma ve sorun çözme benzer biçimde kavramları keyifli bir serüven vesilesiyle ele alırken insanlığın ilk dönemlerindeki yaşam koşullarını da okurlara tanıtır.Süre Bisikleti ÖzetiHikâye, Alim Bey’in eski bisikletini kızları Damla ve Yağmur’a vermesiyle adım atar. Alim Bey, kızlarından bu bisikleti bir vakit makinesine dönüştürmelerini ister. Kardeşler büyük bir heyecanla çalışmaya koyulur ve tüm ayrıntılarını düşünerek bir vakit bisikleti hazırlar. Babaları uyandığında ortaya çıkan vasıta karşısında şaşkınlığını gizleyemez. Üçü beraber bisiklete binerek geçmişe doğru ilk yolculuklarına çıkar.Seyahat esnasında bazı tehlikelerle karşılaşsalar da ortalama yüz bin yıl öncesine, Karain’e ulaşmayı başarırlar. Burada tarih öncesi bir toplulukta yaşayan Çuka ve Anin adlı iki kardeşle karşılaşırlar. Onları uzaktan izleyerek insanların yaşamlarını iyi…
Dublin, İrlanda · 18. yüzyıl • 1732 Trinity College Kütüphanesi — Long Room Trinity College…
Altıncı sual 30 puandır. Aşağıdaki ölçütler birbirinden bağımsız değerlendirilir. Boş yada tümüyle ilgisiz yanıt 0…
10. Derslik Türk Dili ve Edebiyatı 1. Dönem 2. Yazılı Soruları ve Cevapları — Senaryo…
Zehri Kim Verdi – Agatha ChristieKarakterlerLuke Fitzwilliam: Romanın başkahramanıdır. Uzun seneler İngiltere haricinde polislik yapmış,…
Türk Şiirinde Güz Bir yaprağın dalından kopup ayrılması, şiirde kimi zaman tüm bir ömrü düşündürür.…