Kategoriler: Genel

Hayaller Paris #1 | Yiğit Caner Aydın: Asla pes etmeyen bir şampiyon! (Olimpiyatlara ilk kez katılanların hikayeleri)

Mashable Türkiye’nin mini belgesel serisi Hayaller Paris, olimpiyat oyunlarında ilk kez sahne alacak olan sporcularımızın gurur hikayesine kulak veriyor. Çekimlerini Paris 2024 öncesinde gerçekleştirdiğimiz belgeselin ilk bölümünde konuk, Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda paralimpik okçuluk alanında Türkiye’yi temsil edecek olan Yiğit Caner Aydın.

Astronomi ve Uzay Bilimleri öğrencisiyken, 2013’te hemen hemen 21 yaşlarında yaşamış olduğu talihsiz kazayla omurilik felci geçiren ve kazanın peşinden doktorların yüzde 20 yaşama ihtimali verdiği Yiğit Caner Aydın, olağanüstü nimetleri tek tek gerçekleştirerek dünya ve Avrupa şampiyonu bir okçuya dönüştü.

Tokyo 2020’yi yalnız bir puanla kaçıran ulusal sporcumuz, Paris kotasını almayı başarırken hedeflerini, öyküsünü ve azmini Mashable Türkiye’ye söyledi.

“Ben ölümden döndüm. 2013 senesinde üniversite bahçesinde başıma bir stant devrildi ve o stant devrilmesi sonucunda boyun omurumu kırdım. Devasa yükseklikte seviyede bir yaralanma yaşadım ve doktorlar ameliyat öncesinde yüzde yirmilik bir yaşam ihtimalinden bahsetmişler” diyen Aydın, “6 günlük yoğun bakım sürecinde başarıya ulaşmış bir ameliyatın peşinden ben o hayata geri dönüş öyküsünü yazmaya başladım aslen ve o yaşam mücadelesini kazandım” ifadelerini kullanıyor.

Göğsünün altından itibaren vücudunu kullanamadan hayata devam edebilmek kim bilir hayatta yaşamaktan daha zordu benim için.

Yiğit Caner Aydın’ın okçuluk ile tanışması ise hayatındaki bir öteki mühim dönüm noktası olmuş. “Benim engelli sandalyesi oturmam bile mucizeydi bir ihtimal fakat kazadan iki yıl sonrasında, kısaca devam eden fizik tedavi sürecinin peşinden babamın ulusal okçu Naci Yener ile tanışmasından sonrasında oldukça değişik bir öykü başladı diyebilirim” diyor.

‘Dünyanın en iyisi olacağım’

Okçuluk ile tanışmasını “tünelin ucundaki ışığı görmek” olarak niteleyen Yiğit Caner Aydın, “Tek başıma hareket edemezken, bağımsız hiçbir şey yapamazken, engelli sandalyesi süremezken bile ‘Ben bigün olimpiyatlara katılacağım, bu işin zirvesinde yarışacağım ve dünyanın en iyisi olacağım’ demiştim. Daha ok bile atamıyordum, yayı bile tutamıyordum o günlerde” sözleriyle hedefi ilk günden belirlediğini ifade ediyor.





En yakın arkadaşının dahi “Sen yaşamın süresince spor yapmadın, başarıya ulaşmış olabileceğini mi zannediyorsun?” söylediği Yiğit Caner Aydın, bu tarz şeyleri itici bir güce dönüştürüp her gün daha da oldukça azimle çalıştı.

Okçular Vakfı Spor Kulübü’nde spor hayatına devam eden ulusal sporcu, paralimpik okçuluk yarışmalarında W1 (ağır engelli) kategorisinde biri bireysel, biri çiftler, ikisi de ekip olmak suretiyle toplam dört dünya şampiyonluğu yaşadı.

Akciğer sönmesinin peşinden Avrupa beşinciliği!

2022’de Roma’da düzenlenen Avrupa şampiyonasında ise bireyselde gümüş madalya, çiftlerde ise altın madalya kazanan sporcumuz, 2018’de ise inanılmaz bir hikayeye daha imza attı:

2018’de Avrupa Şampiyonası’nda ‘Avrupa şampiyonu olacağım’ diye çalışmaya başlamıştım fakat o yarışmadan 3 hafta ilkin akciğer sönmesi yaşadım. Ulusal ekip kampındayken ve 8 gün hastanede yattım. Orada doktorlara sorduğum tek şey vardı: ‘Ben Avrupa Şampiyonası’na yetişebilecek miyim?’ Bir tek bunu sormuş oldum.

Yiğit Caner Aydın kim bilir iştirak etmesi dahi mucize olan o şampiyonada beşincilik elde ederek savaşçı zihniyetini bir kez daha ortaya koydu. Burada tüyleri diken diken eden bir azim hikayesi mevcut:

Kulübe gidip gelmek benim için oldukça masraflıydı. O günler benim için oldukça zordu ve o harcaması karşılayamadığım günlerde, cebimde beş kuruş para yokken evin otoparkında annemle beraber biz antrenmanlar yaptık. Orada tv kutusundan, koltuk minderinden hedef yaptık. Cebimdeki son parayla ben ikinci el bir yay aldım, oklar aldım, orada çalışmaya başladım ve annem saatlerce benim oklarımı çekti. Ve hayal ettiğim tek şey orada yaptığım atışların aynısını bigün final sahasında yapabilmekti ve otoparkta yaptığım antrenmanlarda atışların aynısını final sahasında gerçekleştirdim.

Tokyo 2020’yi tek okla kaçıran Yiğit Caner Aydın, Paris 2024 vizesini de son atışlarıyla elde etti. “Üç tane atışımı da tam merkeze göndererek 3 tane 10 puanlık atış yaparak, o film şeridinden gerçeğe dönüşen bir öykü yazdık. Ve 30 puanla maçı çevirdim ve bir puanla bu sefer kazandım. Kazanan taraf ben oldum. Ve Paris 2024 kotasını ülkemize kazandırdım” diyen Yiğit Caner Aydın, Paris 2024 hedefini ise “Yeni bir öykü daha yazacağım. İnşallah Paris 2024’te de paralimpik oyunlarda altın madalya kazanmak isterim” şeklinde ifade ediyor.

Bul-Tikla

Son Yazılar

2026-2027 10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 1. Dönem 1. Ortak Yazılı Soruları ve Cevapları

2026-2027 10. Derslik Türk Dili ve Edebiyatı 1. Dönem 1. Ortak Yazılı Soruları ve Cevapları…

5 saat ago

Edebî Akımlar Atlası – Türk Dili ve Edebiyatı

Edebî Akımlar Atlası TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI · ETKİLEŞİMLİ KAYNAK Edebî Akımlar Atlası Akımları ve…

3 gün ago

Kadınlar Okulu Özeti, Konusu ve Karakterleri

Andre Gide – Hanımefendiler OkuluTür:RomanYazar:Andre GideYayınlanma Zamanı:2003Yayınevi:Sel YayıncılıkISBN:9786256462052KarakterlerEveline: Başlangıçta kocası Robert’ı idealize eden, duygusal ve…

3 gün ago

Zaman Bisikleti Özeti, Konusu ve Karakterleri

Süre Bisikleti – Alim AdalıTür:ÇocukYazar:Alim AdalıYayınlanma Zamanı:2004Yayınevi:Can Çocuk YayınlarıISBN: 9789750703502KarakterlerAlim Bey: Damla ve Yağmur’un babasıdır. Evlatlarının merakını ve öğrenme isteğini destekleyen, onlarla beraber geçmişe seyahat icra eden, araştırmayı ve keşfetmeyi seven bir babadır.Damla: Alim Bey’in kızlarından biridir. Kardeşi Yağmur ile beraber vakit bisikletini hazırlayan, geçmişte yaşanmış olan vakaları merakla gözlemleyen ve yeni bilgiler öğrenmekten hoşlanan bir çocuktur.Yağmur: Damla’nın kardeşidir. Ablasıyla beraber vakit bisikletinin yapımında vazife alır. Babasıyla çıkmış olduğu yolculuklarda tarih öncesi insanların yaşamlarını ve buluşlarını keşfeder.Çuka: Ortalama yüz bin yıl ilkin Karain’de yaşayan, zekâsı ve üretkenliğiyle dikkat çeken bir çocuktur. İnsanların yaşamını kolaylaştıracak araçlar geliştirmeye çalışır. Balta yapmayı başararak kabile başkanının itimatını kazanır.Anin: Çuka’nın kardeşidir. Meraklı ve yaratıcı kişiliğiyle yeni buluşlara katkıda bulunur. Meyve toplamak için geliştirdiği vasıta, mızrağın ortaya çıkmasına öncülük eder.Ara: Çuka ve Anin’in babasıdır. Çocuklarıyla beraber başka topluluklara ateş yakmayı ve av araçlarını kullanmayı öğretir.Taşçı Amca: Taşları işleyerek çeşitli araçlar hazırlayan kişidir. Çuka ve Anin’in geliştirdiği mızrağın yapımına destek olur.Kabile Başkanı: Çuka’nın zekâsını ve başarısını takdir ederek ona başkanlık kolyesini veren, Anin’i ise yeni buluşundan dolayı mızrakçıbaşı duyuru eden kişidir.Damla ve Yağmur’un Anası: Ailesinin vakit yolculuklarında yaşadıklarını dinleyen ve ilerleyen bölümlerde bu yolculuklardan birine katılan karakterdir.MevzusuSüre Bisikleti, iki kardeş olan Damla ve Yağmur’un, babaları Alim Bey’in yardımıyla geliştirdikleri bir vakit bisikleti yardımıyla tarih öncesi dönemlere yaptıkları yolculukları mevzu alır. Ortalama yüz bin yıl öncesine giden aile, Karain’de yaşayan Çuka ve Anin adlı kardeşlerin günlük yaşamlarını, geliştirdikleri araçları ve insanlık tarihindeki mühim buluşları gözlemler. Kitap; merak, yaratıcılık, yardımlaşma ve sorun çözme benzer biçimde kavramları keyifli bir serüven vesilesiyle ele alırken insanlığın ilk dönemlerindeki yaşam koşullarını da okurlara tanıtır.Süre Bisikleti ÖzetiHikâye, Alim Bey’in eski bisikletini kızları Damla ve Yağmur’a vermesiyle adım atar. Alim Bey, kızlarından bu bisikleti bir vakit makinesine dönüştürmelerini ister. Kardeşler büyük bir heyecanla çalışmaya koyulur ve tüm ayrıntılarını düşünerek bir vakit bisikleti hazırlar. Babaları uyandığında ortaya çıkan vasıta karşısında şaşkınlığını gizleyemez. Üçü beraber bisiklete binerek geçmişe doğru ilk yolculuklarına çıkar.Seyahat esnasında bazı tehlikelerle karşılaşsalar da ortalama yüz bin yıl öncesine, Karain’e ulaşmayı başarırlar. Burada tarih öncesi bir toplulukta yaşayan Çuka ve Anin adlı iki kardeşle karşılaşırlar. Onları uzaktan izleyerek insanların yaşamlarını iyi…

6 gün ago

Dünyanın En Güzel ve En Ünlü Kütüphaneleri

Dublin, İrlanda · 18. yüzyıl • 1732 Trinity College Kütüphanesi — Long Room Trinity College…

6 gün ago

2026-2027 9. sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 1. Dönem 1. Ortak Yazılı Sınav

Altıncı sual 30 puandır. Aşağıdaki ölçütler birbirinden bağımsız değerlendirilir. Boş yada tümüyle ilgisiz yanıt 0…

1 hafta ago