| Tür: | Kişisel Gelişim |
| Yazar: | Burak Özdemir |
| Yayınlanma Zamanı: | 2010 |
| Yayınevi: | Doğumgünü Kitap |
| ISBN: | 9789944025263 |
Mevzusu
Levh-i Mahfuz, İslam inancında “alınyazısı kitabı” olarak malum kavrama alışılmışın haricinde bir yorum getiren, düşünsel yönü ağır basan bir romandır. Burak Özdemir, bu eserinde Levh-i Mahfuz’u kaderin değişmez halde yazıldığı bir kayıt olarak değil, insanoğlunun iradesiyle tekrardan şekillenebilen bir alan olarak ele alır. Roman; alınyazısı, özgür irade, inanç ve Tanrı algısını sorgulayan felsefi ve doğa ötesi bir anlatı sunar.
İslam inancına bakılırsa Levh-i Mahfuz, insanoğlunun geçmişte yaşadıkları ve gelecekte yaşayacaklarının tamamının yazılı olduğu tanrısal bir kayıt olarak kabul edilir; “korunmuş levha” anlamına gelir. Sadece Burak Özdemir, Levh-i Mahfuz adlı romanında bu anlayışı sorgulayan ve tersyüz eden bir yaklaşım ortaya koyar.
Yazara bakılırsa Levh-i Mahfuz, kaderin değiştirilebildiği bir alanı temsil eder. Roman bu temel düşünce üstüne kuruludur ve okuru alışılmış dini anlatıların dışına çıkaran sıradışı bir kurguya haizdir. Hikâyede Tanrı, dünyada din algısının ve kendisine atfedilen imajın yanlış anlaşıldığını düşünür ve bunu değişiklik yapmak ister. Bu amaçla, bir reklamcı gençle iletişime geçmeye karar verir.
İletişim ise son aşama çağıl ve şaşırtıcı bir yolla gerçekleşir: İnternet üstünden bir söyleşi uygulaması vesilesiyle. Genç, karşısındaki kişinin Tanrı bulunduğunu öğrendiğinde büyük bir şaşkınlık yaşasa da, İslam’ı direkt Tanrı’tan dinleme fikrinin albenisine kapılarak bu iletişimi sürdürmeyi kabul eder.
Roman süresince genç ile Tanrı içinde geçen sohbetler vesilesiyle alınyazısı, özgür irade, inanç, insanoğlunun sorumluluğu ve dinin özüne dair pek oldukça mevzu ele alınır. Burak Özdemir, bu diyaloglar yardımıyla okuru düşünmeye, sorgulamaya ve inanç kalıplarını tekrardan değerlendirmeye çağrı eder. Levh-i Mahfuz, klasik dini anlatıdan ziyade felsefi ve sorgulayıcı bir metin olarak dikkat çeker.
Levh-i Mahfuz, Müslümanların Tanrı katında bulunduğunu zannettikleri kitaptır.
Levh-i Mahfuz, kaderin kayıtlı olduğu kitap değildir.
Levh-i Mahfuz, KADER DEĞİŞTİREN KİTAPTIR.
Yeryüzünde işler asla iyi gitmiyordu. Dünya gerilmiş, insanoğlu mutsuzdu.
Artık zamanı gelmişti…
Tanrı, imajını değiştirmesi için bir reklam ajansıyla anlaştı.
Tanrı ile genç reklamcı, Messenger’da chat’leşmeye başladılar.
Çocuk “Iyi mi olur da Tanrı insanla chat’leşir?” diye sordu.
Musa ile çalılıklar üstünden konuşmuştum, seninle de internetten yazışıyorum. Bunda şaşılacak bir şey göremiyorum yanıtını aldı.
Çocuk “Kuran, mukaddes bir kitap. O varken İslam’ın imajını değişiklik yapmak niçin bana düşüyor?” diye sordu.
Kuran’ı bir de benden dinlemeye ne dersin? dedi Tanrı.
Bu, fotoğraf çizmeyi Picasso’dan öğrenmek benzer biçimde bir şey dedi çocuk. Ve her şey ondan sonrasında başladı…
Artık kütüphanende daha ilkin asla okunmamış, mukaddes bir kitabın bulunduğunu biliyorsun. Sır senindir dedi Tanrı… Öğrendiklerine inanamayan çocuk sokağa çıkıp avaz avaz bağırmak, haykırmak istiyordu…
Elif, Lam, Mim… Bu harflere dikkatli bakın, yakında onlar dünyayı değiştirecekler.
Bu sebeple bugün, büyük gün… Bugün Tanrı’nın doğum günü.
Bin senelik suskunluk sonlanmış oluyor, dinler tarihinin en kadim sırrı gün ışığına çıkıyor…
Bugün… Bu büyük gün, tüm İslam âlemine, insanlığa ve canlılığa hayırlı olsun…
Tanrı’nın doğum günü mübarek olsun…
Kültürel Miras Nedir? Kültürel miras, geçmiş kuşaklardan devralınan, bir toplumun tarihini, yaşam biçimini, bilgisini ve…
Güzel duyu Nedir? Bir ağıt insanı hüzünlendirirken niçin dönerek dönerek dinlenir? Bir romandaki rahatsız edici…
İvan Gonçarov İvan Aleksandroviç Gonçarov (1812-1891), 19. yüzyıl Rus edebiyatının mühim gerçekçi romancılarından biridir. İnsan…
Satranç, iki oyuncu içinde 64 kareli bir tahta üstünde oynanan, strateji ve düşünme becerisine dayalı…
Radyo Tiyatrosu Bir kapı gıcırdar, uzaktan bir tren düdüğü duyulur. Peşinden telaşlı bir ses sessizliği…
İsmail Dümbüllü İsmail Dümbüllü, orta oyunu ile tulûat geleneğini 20. yüzyıla taşıyan en mühim Türk…