Kategoriler: Genel

Merkür bir zamanlar Dünya kadar büyük müydü? Sırrı Kıbrıs’ta bulunan kayalar çözecek!

İtalya’daki Pavia Üniversitesi’nden gezegen jeoloğu Nicola Mari tarafınca kısa sürede meydana gelen bir araştırma, Güneş’e en yakın gezegen Merkür’ün kökeniyle ilgili gizemi aydınlatabilir.

Daha ilkin Mars’taki lav hareketleriyle ilgili araştırmalar meydana getiren Mari, Merkür’deki kayalara oldukça benzeyen “boninit” adında olan bir kaya yapısını bulmak için Kıbrıs’ın şehirden uzak dağlık alanlarında dolaşmış.

Güneş’e en yakın gezegenin kökeni

Güneş Sistemi’mizin en ufak gezegeni olan Merkür, Güneş’e olan yakınlığından meydana gelen olağan dışı ısı değişimlerinin niçin olduğu ekstrem şartlarıyla da biliniyor. Bu da uzay görevleri için onu sıkıntılı bir hedef haline getiriyor. Zira Merkür’e gidecek uzay araçları, bu yüksek ısı ve karmaşık çekim güçleriyle başa çıkmak zorunda. Avrupa Uzay Ajansı’nın şu an Merkür yolunda olan BepiColombo adındaki vazife (Mari bu görevde de yer ediniyor), bu zorlukları aşmak için karmaşık bir uçuş rotasına haiz.

Merkür’de gündüz sıcaklıkları 430°C’ye ulaşırken, geceleriyse -180°C’ye kadar düşebiliyor.
Fotoğraf: NASA/Johns Hopkins Üniversitesi Uygulamalı Fizik Laboratuvarı/Washington Carneige Enstitüsü

Mariner 10 ve Messenger benzer biçimde geçmiş görevler, Merkür’ün kayaç gezegenler arasındaki benzersiz yerini ortaya koydu. Dünya’mızın da içinde bulunmuş olduğu bir çok kayaç gezegenin aksine Merkür, oldukça büyük bir çekirdek ve ince bir mantoya haiz. Bu durum, Merkür’ün oluşumu esnasında oldukça şiddetli bir dönem geçirdiğine işaret ediyor. Bununla beraber bu uzay görevleri, Merkür’ün bir manyetik alana haiz bulunduğunu, bu yüzden erimiş demir bir çekirdek barındırdığını ortaya koyuyor.

Merkür’ün yüzeyinde toryum benzer biçimde elementlerin bol miktarda bulunması da işin gizemini artıran başka bir kısım. Bu elementlerin, Güneş Sistemi’nin erken dönemlerindeki yüksek ısıdan dolayı çoktan buharlaşmış olması gerekiyor. Bulgular, bilim adamlarının Merkür’ün aslına bakarsak Güneş’ten oldukça daha uzakta, büyük olasılıkla Mars’ın yörüngesine yakın bir yerde oluştuğu, sonrasındaysa devasa bir çarpışma sebebiyle Güneş’e yakın konuma doğru ilerlediği yönündeki savını destek sunar özellikte. Doğal bu çarpışmanın, Merkür’ün ilk oluştuğu dönemdeki kabuğunun büyük bir kısmının da kaybolmasına sebep olmuş olabilir.

Kıbrıs’ta bulunan kayaların önemi ne?

Mari’nin Kıbrıs’taki saha emek vermesi, bu yabancı koşulların anlaşılmasına destek olabilecek Dünya’daki örnekleri bulmayı amaçlıyor. Mari’nin Kıbrıs’ta keşfettiği ve Dünya atmosferinden meydana gelen oksidasyon haricinde Merkür’ün yüzey kayalarıyla aynı bileşime haiz olan boninitler, araştırmacıların teorilerini bir adım daha öteye götürebilmeleri için ümit verici bir yol sunuyor.

Bu araştırma, 2025’te gezegene varması planlanan, Merkür’ün mineral bileşimi ve iç yapısı hakkında detaylı ölçümler yapmayı amaçlayan BepiColombo görevi için de büyük ehemmiyet taşıyor olabilir. Merkür’ün jeolojik geçmişini idrak etmek, Güneş Sistemi’nin oluşumu ve evrimi ile alakalı bilgilerimizi de zenginleştirebilir.

İçerisinde olivin adında olan birçok yeşil kristalin de yer almış olduğu bir boninit parçası.
Fotoğraf: Nicola Mari

BepiColombo projesinde yer edinen bilim adamlarından Johannes Benkhoff mevzuyla ilgili olarak “Merkür eskiden oldukça bunaltıcı bir gezegen olarak kabul edilirdi, sadece sürprizlerle dolu bulunduğunu kanıtlıyor. Bu karasal bulguları incelemek, uzay görevlerinden topladığımız verileri yorumlama yeteneğimizi geliştiriyor.”

Uzay keşifleri ve jeolojik araştırmalardaki gelişmelerle Mari benzer biçimde bilim adamları, her seferinde bir tek bir kaya parçası da olsa, büyük kozmik bulmacayı bir araya getirmeye devam ediyor.


BBC’nin haberini Özgür Yıldız Türkçeleştirdi.

Bul-Tikla

Son Yazılar

Kültürel Miras Nedir? – Türk Dili ve Edebiyatı

Kültürel Miras Nedir? Kültürel miras, geçmiş kuşaklardan devralınan, bir toplumun tarihini, yaşam biçimini, bilgisini ve…

1 hafta ago

Estetik Nedir? – Türk Dili ve Edebiyatı

Güzel duyu Nedir? Bir ağıt insanı hüzünlendirirken niçin dönerek dönerek dinlenir? Bir romandaki rahatsız edici…

1 hafta ago

İvan Gonçarov – Türk Dili ve Edebiyatı

İvan Gonçarov İvan Aleksandroviç Gonçarov (1812-1891), 19. yüzyıl Rus edebiyatının mühim gerçekçi romancılarından biridir. İnsan…

1 hafta ago

Satranç Nedir? Tarihi, Özellikleri – Türk Dili ve Edebiyatı

Satranç, iki oyuncu içinde 64 kareli bir tahta üstünde oynanan, strateji ve düşünme becerisine dayalı…

1 hafta ago

Radyo Tiyatrosu ve Özellikleri – Türk Dili ve Edebiyatı

Radyo Tiyatrosu Bir kapı gıcırdar, uzaktan bir tren düdüğü duyulur. Peşinden telaşlı bir ses sessizliği…

2 hafta ago

İsmail Dümbüllü – Türk Dili ve Edebiyatı

İsmail Dümbüllü İsmail Dümbüllü, orta oyunu ile tulûat geleneğini 20. yüzyıla taşıyan en mühim Türk…

2 hafta ago