Felsefede benzer olmayan nesnelerin görünüşleri, özellikleri ve birbirleriyle ilişkileri arasında benzerlik kurularak belli bir sonuca varma. Analoji, edebiyat ürünlerinde de önemli bir yer tutar. Sanat, son çözümlemede zihinsel etkinliğe dayanan bireysel bir yaratış olduğu için analoji yoluyla düşünebilme yetisi, yaratıcı hayalgücüne yön verir. Bu nedenle söz ve anlam sanatlarının çoğu analojiye dayanır.
Sanatçı genel anlamda yaşadığı dünyanın bir benzerini yapmakla kalmaz, araç olarak kullandığı dilin çağrışım olanaklarından yararlanarak nesnelerarası ilişkileri belirgin kılar. Dilbilimde ise anlam ve biçim açısından bir sözcüğün başka bir sözcüğe benzetilerek türetilmesine, başka bir deyişle anlam ve biçim açısından var olan bir sözcük örneksenerek yeni bir sözcük yaratılmasına analoji denir.
Kızıl Kraliçe – Victoria AveyardTür:RomanYazar:Victoria AveyardYayınlanma Zamanı:2015Yayınevi:PegasusISBN:9786053437154KarakterlerMare Barrow: Romanın on yedi yaşındaki ana karakteridir. Kızıl…
Fuzûlî’nin “Cânı Kim Cânânı İçün Sevse…” Beytinin AçıklamasıSevginin kıymetini belirleyen, yalnızca duygunun yoğunluğu değildir; insanoğlunun…
Kültürel Miras Nedir? Kültürel miras, geçmiş kuşaklardan devralınan, bir toplumun tarihini, yaşam biçimini, bilgisini ve…
Güzel duyu Nedir? Bir ağıt insanı hüzünlendirirken niçin dönerek dönerek dinlenir? Bir romandaki rahatsız edici…
İvan Gonçarov İvan Aleksandroviç Gonçarov (1812-1891), 19. yüzyıl Rus edebiyatının mühim gerçekçi romancılarından biridir. İnsan…
Satranç, iki oyuncu içinde 64 kareli bir tahta üstünde oynanan, strateji ve düşünme becerisine dayalı…