Kategoriler: Genel

İvan Gonçarov – Türk Dili ve Edebiyatı

İvan Gonçarov

İvan Aleksandroviç Gonçarov (1812-1891), 19. yüzyıl Rus edebiyatının mühim gerçekçi romancılarından biridir. İnsan psikolojisini, toplumsal değişimleri ve kişinin yaşam karşısındaki tutumunu derinlikli halde ele alan yazar, bilhassa Oblomov romanıyla dünya edebiyatında kalıcı bir yer edinmiştir.

Gonçarov’un eserlerinde eski Rus toplumunun geleneksel yaşam biçimi ile modernleşmenin getirmiş olduğu yeni değerler arasındaki çatışma öne çıkar. Kahramanları bir çok süre hayalleriyle gerçekler, düşünceleriyle eylemleri içinde sıkışmış insanlardır.

Yazarın 1859 senesinde piyasaya sürülen Oblomov romanının kahramanı, zaman içinde yalnızca edebî bir karakter olmaktan çıkmış; insanoğlunun eylemsizliğini, kararsızlığını ve yaşam karşısındaki edilgenliğini özetleyen evrensel bir simgeye dönüşmüştür.

İvan Gonçarov’un Yaşamı

Doğumu, Ailesi ve Çocukluk Yılları

İvan Aleksandroviç Gonçarov, 18 Haziran 1812 tarihinde Rus İmparatorluğu’nun Simbirsk şehrinde dünyaya geldi. Volga Nehri kıyısında bulunan bu kent, günümüzde Ulyanovsk adıyla bilinmektedir.

Zengin bir tüccar ailesinin evladı olan Gonçarov, maddi bakımdan rahat bir ortamda yetişti. Çocukluklarında tanımış olduğu geleneksel Rus yaşamı, ilerleyen dönemlerde romanlarının toplumsal arka planını oluşturdu.

Bilhassa hizmetkârların gündelik işleri üstlendiği, ekonomik gücün toprak mülkiyetine dayandığı ve geleneklerin belirleyici olduğu yaşam biçimi, onun edebî dünyasında mühim izler bıraktı.

Eğitim Yaşamı

Gonçarov, ilk öğreniminin peşinden 1822 senesinde Moskova’daki Tecim Okuluna gönderildi. Ailesinin beklentisi, onun tecim alanında yetişmesiydi. Sadece genç Gonçarov’un ilgisi zaman içinde edebiyata yöneldi.

1831 senesinde Moskova Üniversitesinin edebiyat kısmına girdi ve 1834 senesinde öğrenimini tamamladı.

Üniversite yıllarında Avrupa edebiyatını yakından tanıma fırsatı buldu. Bu zamanda kazanılmış olduğu birikim, ondan sonra geliştireceği gerçekçi ifade anlayışının oluşmasına katkı sağlamış oldu.

Memuriyet Yılları ve Edebiyata Yönelişi

Üniversiteden mezun olduktan sonrasında doğduğu şehirde bir süre valilik bünyesinde vazife icra eden Gonçarov, 1835 senesinde Sankt-Peterburg’a taşındı.

Burada Maliye Bakanlığının dış tecim bölümünde çalışmaya başladı.

Devlet memurluğu, yaşamının mühim bir bölümünü oluşturdu. Bürokratik çevrede edinmiş olduğu gözlemler; memuriyet yaşamını, toplumsal alışkanlıkları ve bireylerin gündelik ilişkilerini eserlerinde gerçekçi halde anlatmasına destek oldu.

Bu yıllarda edebiyat çalışmalarını da sürdürdü. İlk dönem eserlerini edebiyat çevrelerinde tanıttıktan sonrasında 1847 senesinde yayımladığı Olağan Bir Hikâye adlı romanıyla dikkat çekti.

Yaratı, devrin mühim Rus edebiyat eleştirmeni Vissarion Belinski tarafınca pozitif yönde karşılandı. Böylece Gonçarov, Rus edebiyatının tanınan romancıları arasına girdi.

Dünya Seyahati ve Pallada Fırkateyni

Gonçarov’un hayatındaki dikkat çekici olaylardan biri, 1852-1854 yılları aralığında gerçekleştirdiği deniz yolculuğudur.

Amiral Yevfimi Putyatin’ın sekreteri olarak Pallada adlı Rus harp gemisiyle düzenlenen sefere katıldı.

Bu seyahat esnasında Avrupa, Afrika ve Asya’nın çeşitli bölgelerini görme fırsatı buldu. Japonya’ya kadar uzanan seyahatte değişik toplumların yaşam biçimlerini, geleneklerini ve kültürlerini gözlemledi.

Rusya’ya dönüşü ise Sibirya üstünden gerçekleşti.

Seyahat süresince tuttuğu notlar ve edinmiş olduğu izlenimler, 1858 senesinde kitap olarak piyasaya sürülen Pallada Fırkateyni adlı eserinin temelini oluşturdu.

Bu yapıt, Gonçarov’un yalnızca roman türündeki başarısını değil, gözlem enerjisini ve seyahat yazarlığındaki kabiliyetini de ortaya koymaktadır.

Son Yılları ve Ölümü

Gonçarov, Rusya’ya döndükten sonrasında devlet hizmetindeki çalışmalarını sürdürdü. Eğitim Bakanlığı bünyesinde sıkıdüzen memurluğu yapmış oldu; ilerleyen yıllarda resmî bir gazetenin yöneticiliğini de üstlendi.

Bu görevleri, devrin edebiyat çevrelerinde tartışmalara niçin oldu. Bununla beraber yazarlık faaliyetlerini sürdürerek 1859’da Oblomov, 1869’da ise Yar adlı romanlarını yayımladı.

1867 senesinde devlet hizmetinden ayrıldıktan sonrasında ağırlıklı olarak edebiyat çalışmalarına ve eleştiri yazılarına yöneldi.

İvan Aleksandroviç Gonçarov, 27 Eylül 1891 tarihinde Sankt-Peterburg’da yaşamını yitirdi. Öldüğünde 79 yaşındaydı.

İvan Gonçarov’un Özetlemek gerekirse Yaşamı

Biyografik data Izahat
Tam adı İvan Aleksandroviç Gonçarov
Rusça adı Иван Александрович Гончаров
Doğum zamanı 18 Haziran 1812
Doğum yeri Simbirsk, Rus İmparatorluğu
Ölüm zamanı 27 Eylül 1891
Ölüm yeri Sankt-Peterburg, Rus İmparatorluğu
Milliyeti Rus
Mesleği Romancı, yazar, devlet memuru
Edebî anlayışı Realizm (Gerçekçilik)
En tanınmış eseri Oblomov (1859)
Başlıca eserleri Olağan Bir Hikâye, Oblomov, Yar, Pallada Fırkateyni

Not: Bazı eski Rus kaynaklarında doğum zamanı 6 Haziran, ölüm zamanı ise 15 Eylül olarak gösterilir. Bu farklılık, Rusya’da kullanılan Jülyen takvimi ile günümüzde kullanılan Gregoryen takvimi arasındaki farktan meydana gelmektedir.

İvan Gonçarov’un Edebî Kişiliği

İvan Gonçarov, Rus edebiyatında realizm (gerçekçilik) anlayışının mühim temsilcilerindendir.

Eserlerinde bireyi yaşamış olduğu toplumsal çevreden bağımsız ele almaz. İnsan davranışlarının arkasındaki aile ilişkilerini, yetişme koşullarını, ekonomik düzeni ve toplumsal alışkanlıkları araştırır.

Gonçarov’un edebî dünyasında insanoğlunun ne düşündüğü kadar, düşündüklerini niçin gerçekleştiremediği de önemlidir.

Bu yaklaşımı, onun eserlerini yalnızca olayların anlatıldığı romanlar olmaktan çıkararak insan karakterinin incelenmiş olduğu metinlere dönüştürür.

Edebî Benliğinin Başlıca Özellikleri

  • Realizm akımını benimsemiş, insanı ve toplumu gözleme dayalı bir anlayışla ele almıştır.
  • Romanlarında kişinin iç dünyası ile toplumsal çevresi arasındaki ilişkiyi işlemiştir.
  • Geleneksel Rus yaşamı ile modernleşme sürecinde ortaya çıkan yeni değerleri karşılaştırmıştır.
  • Hayalperestlik, kararsızlık, eylemsizlik, alışkanlık ve toplumsal değişiklik şeklinde mevzular üstünde durmuştur.
  • Kahramanlarının karakter özelliklerini davranışları, konuşmaları ve çevreleriyle ilişkileri üstünden ortaya koymuştur.
  • Detaylı tasvirlerden ve ruhsal çözümlemelerden yararlanmıştır.
  • Bireysel sorunları toplumsal koşullarla ilişkilendirerek oldukca yönlü karakterler oluşturmuştur.
  • Eserlerinde ironiye ve toplumsal eleştiriye yer vermiştir.

Gonçarov’un gerçekçiliği, yalnızca dış dünyanın detaylı tasvirine dayanmaz. Onun için insanoğlunun iç dünyası da anlatılması ihtiyaç duyulan bir gerçekliktir.

Bu yönüyle Tolstoy, Dostoyevski ve Turgenyev şeklinde 19. yüzyıl Rus romancılarıyla aynı edebî devrin mühim adları içinde yer alır.

Gonçarov’un Romanlarında Hayal ve Gerçeklik Çatışması

Gonçarov’un eserlerinde sıkça karşılaşılan konulardan biri, insanoğlunun hayal etmiş olduğu yaşam ile sürdürdüğü yaşam arasındaki uzaklıktır.

Kahramanları bir çok süre güzel bir gelecek tasarlar. Sadece bu geleceğe ulaşmak için lüzumlu kararlılığı gösteremez.

Olağan Bir Hikâye romanında genç bir idealistin yaşamın gerçekleriyle karşılaşması, Oblomov romanında ise düşüncelerini eyleme dönüştüremeyen bir insanoğlunun giderek edilgenleşmesi bu yaklaşımın belirgin örnekleridir.

Gonçarov, insanoğlunun başarısızlığını yalnızca kişisel özelliklerine bağlamaz. Onu biçimlendiren toplumsal düzenin de bu durumdaki payını gösterir.

İvan Gonçarov’un Eserleri

Gonçarov’un edebî ünü büyük seviyede üç romanına dayanır. Bununla beraber seyahat yazıları ve eleştiri metinleri de edebî mirasının mühim parçalarıdır.

Eserin adı Yayım yılı Türü
Olağan Bir Hikâye (Obyknovennaya istoriya) 1847 Roman
Oblomov’un Rüyası 1849 Roman kısmı
Pallada Fırkateyni (Fregat Pallada) 1858 Seyahat yazısı
Oblomov 1859 Roman
Yar (Obryv) 1869 Roman

Yaratı adlarının Türkçe karşılıkları yayınevlerine ve çevirmenlere gore değişebilmektedir. Mesela Obyknovennaya istoriya, Olağan Bir Hikâye yada Basit Bir Hikâye; Obryv ise Yar yada Yar adıyla karşılanabilmektedir.

Olağan Bir Hikâye (1847)

Gonçarov’un ilk romanıdır.

Yaratı, taşradan Sankt-Peterburg’a gelen genç Aleksandr Aduyev’in hayalleri ile büyük kent yaşamının gerçekleri içinde yaşamış olduğu çatışmayı mevzu alır.

İdealist ve duygusal bir genç olan Aleksandr, başlangıçta yaşamı duygusal beklentilerle değerlendirir. Sadece zaman içinde toplumsal ilişkilerin ve gündelik yaşamın değişik gerçekleriyle karşılaşır.

Romanın temel çatışması, Aleksandr’ın duygusal dünya görüşü ile amcasının gerçekçi ve ergonomik yaşam anlayışı içinde gelişir.

Bu karşıtlık vasıtasıyla duygusal ideallerin değişen toplumsal koşullar karşısındaki durumunu ele alan Gonçarov, ilk romanından itibaren karakter çözümlemesindeki kabiliyetini gösterir.

Oblomov (1859)

Gonçarov’un en tanınmış romanı olan Oblomov, 1859 senesinde yayımlanmıştır.

Romanın başkahramanı İlya İlyiç Oblomov, zengin bir toprak sahibi ailesinden gelmektedir. Çocukluğundan itibaren başkalarının kendisi için her işi yapmış olduğu rahat bir ortamda yetişmiştir.

Yetişkinliğinde ise yaşamını değiştirebilmek için lüzumlu iradeyi gösteremeyen, kararlarını devamlı erteleyen ve zamanının büyük bölümünü evinde geçiren bir insana dönüşmüştür.

Oblomov’un yakın arkadaşı Andrey Ştolts, onun tam karşıtı özelliklere haizdir. Çalışkan, hareketli ve girişimci bir karakter olan Ştolts, arkadaşını içinde bulunmuş olduğu durumdan kurtarmaya çalışır.

Romanın mühim karakterlerinden Olga da Oblomov’un yaşamında değişiklik ihtimalini temsil eder.

Sadece Oblomov’un alışkanlıklarından kurtulması kolay değildir.

Gonçarov, kahramanının yaşamış olduğu problemi kolay bir tembellik meselesi olarak ele almaz. Onun eylemsizliğinin arkasında yetişme biçimini, toplumsal çevresini, alışkanlıklarını ve değişiklik karşısındaki tutumunu gösterir.

Roman bu yönüyle bireysel bir yaşam öyküsünün ötesine geçerek 19. yüzyıl Rus toplumuna ilişkin bir eleştiri niteliği kazanır.

Detaylı araştırma: Romanın mevzusu, kahramanları ve temel özellikleri için Oblomov – İvan Gonçarov başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Yar (1869)

Gonçarov’un son büyük romanı olan Yar, 1869 senesinde yayımlanmıştır.

Yaratı, Rus toplumundaki geleneksel değerlerle yeni düşünceler arasındaki çatışmayı ele alır.

Romanın merkezinde bireysel özgürlük, aile ilişkileri, etik değerler ve toplumsal değişiklik bulunmaktadır.

Gonçarov, bu eserinde de değişik fikir ve yaşam biçimlerini temsil eden karakterler vasıtasıyla devrin Rus toplumunu anlatır.

Bilhassa eski kuşakla yeni dönem arasındaki görüş ayrılıkları, romanın temel meselelerinden biridir.

Pallada Fırkateyni (1858)

Gonçarov’un deniz yolculuğu esnasında edinmiş olduğu izlenimlerden oluşan seyahat eseridir.

Yazar, değişik coğrafyaları ve kültürleri anlatırken yalnızca görmüş olduğu yerlerin fizyolojik özellikleriyle yetinmez. İnsanların gündelik yaşamlarını, geleneklerini ve toplumsal ilişkilerini de gözlemler.

Bu yapıt, Gonçarov’un romancı kimliğinin yanında başarı göstermiş bir gözlemci bulunduğunu göstermesi bakımından önemlidir.

Oblomovluk Nedir? Gonçarov’un Edebiyata Kazandırdığı Kavram

Oblomovluk (Oblomovizm), insanoğlunun yapması ihtiyaç duyulan işleri devamlı ertelemesi, kararlarını uygulayamaması ve yaşam karşısında edilgen bir tutum geliştirmesi anlamında kullanılan bir kavramdır.

Kavram, Gonçarov’un Oblomov romanının başkahramanından hareketle edebiyat ve fikir dünyasında yaygınlaşmıştır.

Oblomovluk yalnızca fizyolojik tembellik değildir. İnsan bir çok süre ne yapması icap ettiğini bilir, geleceğe ilişkin planlar kurar ve değişmek ister. Sadece düşüncelerini eyleme dönüştürmekte zorlanır.

Bu durumun roman içindeki karşılığı Oblomov’un yaşamıdır.

Oblomovluk Teriminin Toplumsal Boyutu

Rus edebiyat eleştirmeni Nikolay Dobrolyubov, 1859 senesinde yayımladığı Oblomovluk Nedir? başlıklı incelemesinde terimi toplumsal bir bakış açısıyla değerlendirmiştir.

Dobrolyubov’a gore Oblomov’un eylemsizliği, yalnızca bireysel bir karakter problemi değildir. Kahramanın yetiştiği toplumsal düzenin de sonucudur.

Bu yorum, romanın 19. yüzyıl Rus toplumundaki geleneksel toprak sahipliği düzeniyle ilişkisini ortaya koymaktadır.

Günümüzde de Oblomovluk terimi; erteleme, kararsızlık, alışkanlıklardan kurtulamama ve harekete geçememe şeklinde durumları açıklamak amacıyla kullanılmaktadır.

Sadece burada mühim bir fark yapmak gerekir: Oblomovluk, tıbbi bir tanı değil, bir edebiyat karakterinden doğan kültürel ve düşünsel bir kavramdır.

İvan Gonçarov’un Dünya Edebiyatındaki Yeri

Gonçarov, 19. yüzyıl Rus romanının gelişiminde mühim bir yere haizdir.

Bilhassa karakterlerin ruhsal özelliklerini toplumsal çevreleriyle beraber ele alması, gerçekçi roman anlayışına katkı elde etmiştir.

Onun romanlarında büyük tarihsel olaylardan oldukca insanoğlunun gündelik yaşamı, alışkanlıkları ve iç çatışmaları öne çıkar.

Gonçarov’un edebî önemini belirleyen unsurlardan biri de bireysel özellikleri daha geniş toplumsal durumların simgesine dönüştürebilmesidir.

Oblomov bunun en belirgin örneğidir.

Başlangıçta belirli bir tarihsel devrin Rus toprak sahibi olarak tasarlanan bu karakter, zaman içinde değişik toplumlarda da karşılık kabul eden bir insan tipine dönüşmüştür.

Bundan dolayı Oblomov, yayımlandığı devrin toplumsal koşullarını yansıtan bir roman olmasının yanında insanoğlunun kendisiyle ve yaşamla kurduğu ilişkiyi sorgulayan bir edebiyat klasiği olarak okunmaya devam etmektedir.

Netice: Gonçarov’u Günümüzde Niçin Okumalıyız?

İvan Aleksandroviç Gonçarov, insanoğlunun yaşam karşısındaki tutumunu edebiyatın temel meselelerinden biri hâline getiren yazarlardandır.

Onun romanlarında kahramanlar yalnızca olayların içinde yaşamaz; kendi alışkanlıkları, beklentileri ve kararsızlıklarıyla da savaşım eder.

Bilhassa Oblomov, kişinin düşünmekle harekete geçmek arasındaki uzaklığını gösteren kuvvetli bir romandır.

Gonçarov’un eserlerini günümüzde de anlamlı kılan özellik budur. Yazar, okurunu yalnızca bir toplumun geçmişine götürmez; insanoğlunun kendi yaşamına, ertelediği kararlarına ve değiştiremediği alışkanlıklarına da bakmasını sağlar.

Oblomov’un hikâyesi, bir insanoğlunun hiçbir şey yapmamasından oldukca, yapmak istediklerini niçin gerçekleştiremediğinin hikâyesidir.

Sık Sorulan Sorular

İvan Gonçarov kimdir?

İvan Aleksandroviç Gonçarov, 1812-1891 yılları aralığında yaşamış Rus gerçekçi romancıdır. Bilhassa Oblomov adlı eseriyle tanınır.

İvan Gonçarov hangi edebî akımın temsilcisidir?

Gonçarov, realizm (gerçekçilik) akımının temsilcilerindendir. Romanlarında kişinin ruhsal özelliklerini ve toplumsal çevresini gerçekçi halde ele almıştır.

İvan Gonçarov’un en meşhur eseri hangisidir?

Yazarın en tanınmış eseri, 1859 senesinde piyasaya sürülen Oblomov romanıdır.

Oblomov romanının ana fikri nedir?

Roman, insanoğlunun yetişme koşullarının, alışkanlıklarının ve toplumsal çevresinin davranışları üstündeki tesirini ele alır. Eylemsizlik, kararsızlık ve değişiklik karşısındaki direnç eserin temel meseleleridir.

Oblomovluk ne anlama gelir?

Oblomovluk, kişinin düşüncelerini eyleme dönüştürememesi, sorumluluklarını ertelemesi ve yaşam karşısında edilgen kalması durumunu özetleyen edebî bir kavramdır.

Gonçarov’un kaç romanı vardır?

Gonçarov’un üç büyük romanı vardır: Olağan Bir Hikâye (1847), Oblomov (1859) ve Yar (1869).

Gonçarov ne süre ve nerede ölmüştür?

İvan Gonçarov, 27 Eylül 1891 tarihinde Sankt-Peterburg’da, 79 yaşlarında yaşamını yitirmiştir.

Bul-Tikla

Son Yazılar

Estetik Nedir? – Türk Dili ve Edebiyatı

Güzel duyu Nedir? Bir ağıt insanı hüzünlendirirken niçin dönerek dönerek dinlenir? Bir romandaki rahatsız edici…

6 saat ago

Satranç Nedir? Tarihi, Özellikleri – Türk Dili ve Edebiyatı

Satranç, iki oyuncu içinde 64 kareli bir tahta üstünde oynanan, strateji ve düşünme becerisine dayalı…

19 saat ago

Radyo Tiyatrosu ve Özellikleri – Türk Dili ve Edebiyatı

Radyo Tiyatrosu Bir kapı gıcırdar, uzaktan bir tren düdüğü duyulur. Peşinden telaşlı bir ses sessizliği…

1 gün ago

İsmail Dümbüllü – Türk Dili ve Edebiyatı

İsmail Dümbüllü İsmail Dümbüllü, orta oyunu ile tulûat geleneğini 20. yüzyıla taşıyan en mühim Türk…

4 gün ago

Sessiz Hasta Özeti, Konusu ve Karakterleri

Sessiz Hasta – Alex MichaelidesTür:PolisiyeYazar:Alex MichaelidesYayınlanma Zamanı:2021Yayınevi:Domingo YayıneviISBN:9786051981482KarakterlerAlicia Berenson: Başarı göstermiş bir ressamdır. Kocası Gabriel’i…

4 gün ago

Türkiye’de Kamu Yönetimi Kitaplarının Ana Temaları ve Türleri Açısından Bir Değerlendirme (2000-2023)

Özet Bu yazıda, kamu yönetimi alanındaki temel kitaplar üstüne meydana getirilen tarama sonucunda erişilen sekiz…

2 hafta ago