Kategoriler: Genel

Balad Nedir? Özellikleri, Örnekleri | Türk Dili ve Edebiyatı

Balad Nedir?

Balad: Batı şiirinde efsanemsi, masalımsı, çoğu zaman acıklı, kimi zaman gülünç olayları, söylenti niteliğindeki eski hikâyeleri işleyen; 3 uzun 1 kısa bentten oluşan bir nazım biçimi ve türü.

Balad, Ortaçağ’da danslara eşlik eden öykülü kısa lirik şiirlerdi. 18. Yüzyıldan bu yana, geleneksel biçimini aldı, masal ve efsane niteliğindeki konuları işleyen kısa anlatı şiiri olarak kullanıldı.

Çağdaş edebiyatta geleneksel balad’ın biçimi ve özü değiştirilerek; hikâyenin yanında, kimi zaman düşsel, kimi zaman duygusal (lirik) yönü ağır basan modern baladlar yazıldı. (Msl. Atilla İlhan ‘ın “İhtiyarlar Baladı”; Oscar Wilde’nin “Reading Zindanı Baladı” gibi.)

Türk edebiyatında balad biçimi kullanılmamıştır. İkinci Meşrutiyet döneminde, Yahya Kemal‘in Nazar ve Mehlika sultan adlı şiirleri konu bakımından balad özelliği göstermektedir. Cumhuriyet dönemi edebiyatımızda, kimi şairler, modern balad yazmaktadırlar.

Balad, nazım biçimi olarak 3 uzun, 1 kısa bentten oluşur. Sondaki kısa bent Tanrı’ya, prense, beye vb. seslenen “sunu” bendidir. Bentlerin son dizeleri bir çeşit  kavuştak (nakarat) gibidir, hiç değişmeden tekrarlanır.

Uzun bendlerin dize sayısı çeşitli olabilir (7,8,9….20 vb.); ancak, ilk bentte kaç dize varsa, öteki bentlerde de o kadar dize bulunması gerekir; Sunu bendi, genellikle 4-5 dize olur.

Balad’da kafiye düzeni, şairin tutumuna göre çeşitlilik göstermekle beraber genellikle çapraz kafiye kullanılmıştır.

Örnek:

ASILMIŞLARIN BALADI

Olmayın bu kadar katı yürekli
Ey dünyada kalan insan kardeşler;
Allah da sizden razı olur belki
Sizler acırsanız bizlere eğer;
Şurada asılmışız üçer beşer;
Kuş sütüyle beslenen şu bedene
Bir bakın, dağılmada günden güne;
Bakın kül olan kemiklerimize,
Gülmeyin, dostlar, bu hale düşene;
Tanrı’dan mağfiret dileyin bize.

Kanun namına öldürüldük diye
Hor görmeyin bizleri, kardeş bilin;
Dünyada herkes akıllı olmaz ya,
Madem alnımıza yazılmış ölüm,
İsa Peygambere dua edinde
Yanmaktan cehennem ateşlerinde
Esirgesin bizi, acısın bize.
Etmeyin, işte ölmüşüz bir kere;
Tanrı’dan mağfiyet dileyin bize.
Görmedik bir gün olsun rahat yüzü;

Yağmur sularında yıkandık yunduk;
Kurda, kuşa yedirdik kaşı, gözü;
Gün ışıklarında karardık, yandık;
Kuş gagalarıyla kalbura döndük;
Durmadan kah şu yana, kah bu yana
Esen rüzgâra sallana sallana…
Kargalar geldi kondu üstümüze.
Sakın siz katılmayın bu kervana.
Tanrı’dan mağfiret dileyin bize.

SUNU

Büyük İsa, cümlenin efendisi
Cehennem ateşinden koru bizi;
Koru bizi, acı da halimize.
Dostlar, görüyorsunuz halimizi;
Tanrı’dan mağfiret dileyin bize.

(Villon, çeviri: Orhan Veli Kanık)

(Kaynak: Murat AKINCI, Edebiyat Terimleri Sözlüğü)

Ayrıca bakınız:

Batı’dan Alınan Nazım Biçimleri

Nazım Biçimleri

Bul-Tikla

Son Yazılar

Kültürel Miras Nedir? – Türk Dili ve Edebiyatı

Kültürel Miras Nedir? Kültürel miras, geçmiş kuşaklardan devralınan, bir toplumun tarihini, yaşam biçimini, bilgisini ve…

2 hafta ago

Estetik Nedir? – Türk Dili ve Edebiyatı

Güzel duyu Nedir? Bir ağıt insanı hüzünlendirirken niçin dönerek dönerek dinlenir? Bir romandaki rahatsız edici…

2 hafta ago

İvan Gonçarov – Türk Dili ve Edebiyatı

İvan Gonçarov İvan Aleksandroviç Gonçarov (1812-1891), 19. yüzyıl Rus edebiyatının mühim gerçekçi romancılarından biridir. İnsan…

2 hafta ago

Satranç Nedir? Tarihi, Özellikleri – Türk Dili ve Edebiyatı

Satranç, iki oyuncu içinde 64 kareli bir tahta üstünde oynanan, strateji ve düşünme becerisine dayalı…

2 hafta ago

Radyo Tiyatrosu ve Özellikleri – Türk Dili ve Edebiyatı

Radyo Tiyatrosu Bir kapı gıcırdar, uzaktan bir tren düdüğü duyulur. Peşinden telaşlı bir ses sessizliği…

2 hafta ago

İsmail Dümbüllü – Türk Dili ve Edebiyatı

İsmail Dümbüllü İsmail Dümbüllü, orta oyunu ile tulûat geleneğini 20. yüzyıla taşıyan en mühim Türk…

2 hafta ago