Hikmet Çetinkaya‘nın 1997 senesinde piyasaya sürülen “Din Baronu’nun Kazları” adlı kitabı, yazarın köşe yazarlığı ve araştırmacı gazetecilik kimliğini yansıtan mühim eserlerinden biridir. Kitap, 21. yüzyıl Türkiye’sinin eşiğindeki toplumsal ve siyasal dinamikleri, bilhassa şeriatçılığa karşı Aydınlanmacılık mücadelesini ele almaktadır.
Hikmet Çetinkaya, uzun seneler süresince Cumhuriyet gazetesinde “Siyaset Günlüğü” köşesinde yazdığı yazılarla tanınan bir gazeteci ve yazardır. Bilhassa tarikat-ticaret-siyaset üçgeni ile alakalı yazılarıyla dikkat çekmiş, bu alandaki derinlemesine araştırmalarını kitaplarına taşımıştır.
“Din Baronunun Kazları”, yazarın Fetullah Hoca yapılanmasına dair yazıya döktüğü ilk eserlerden biri olmasıyla öne çıkar. Kitapta, Fetullah Hoca’in çocukluğundan itibaren anlattığı ve etrafındaki kişileri etkilemek için kullandığı “kazlar” hikayesi üstünden, bu yapılanmanın iyi mi kurnazca örgütlendiğine ve toplumu iyi mi etkilediğine dair gözlemlerini ve analizlerini sunar. Çetinkaya, bu kitabı 1997 senesinde yazmış olmasına karşın, seneler sonrasında Türkiye’nin gündemine oturan birçok mevzuya o dönemden dikkat çekmiş olmasıyla öngörülü bir yapıt olarak kabul edilir.
Kitap, yazarın arşivlerden değil, bizzat yaşamdan ve gözlemlerinden beslenen belgeselci bir üslupla kaleme alınmıştır. Amacı, “insanı kullaştırmak”, daha doğru bir ifadeyle “köleleştirmek” isteyen güçlere karşı verilen savaşımın gün gün atılan adımlarını sergilemek ve aydınlanma mücadelesine katkıda bulunmaktır.
“Din Baronunun Kazları”, Türkiye’nin yakın siyasal ve toplumsal tarihini idrak etmek, belirli yapıların iyi mi ortaya çıktığını ve güçlendiğini kavramak isteyen okuyucular için mühim bir kaynak niteliğindedir. Hikmet Çetinkaya’nın keskin gözlem kabiliyeti ve yürekli kalemiyle ortaya koyduğu bu yapıt, düşündürücü ve sorgulayıcı bir perspektif sunar.
Hikmet Çetinkaya’nın Eserleri
Kültürel Miras Nedir? Kültürel miras, geçmiş kuşaklardan devralınan, bir toplumun tarihini, yaşam biçimini, bilgisini ve…
Güzel duyu Nedir? Bir ağıt insanı hüzünlendirirken niçin dönerek dönerek dinlenir? Bir romandaki rahatsız edici…
İvan Gonçarov İvan Aleksandroviç Gonçarov (1812-1891), 19. yüzyıl Rus edebiyatının mühim gerçekçi romancılarından biridir. İnsan…
Satranç, iki oyuncu içinde 64 kareli bir tahta üstünde oynanan, strateji ve düşünme becerisine dayalı…
Radyo Tiyatrosu Bir kapı gıcırdar, uzaktan bir tren düdüğü duyulur. Peşinden telaşlı bir ses sessizliği…
İsmail Dümbüllü İsmail Dümbüllü, orta oyunu ile tulûat geleneğini 20. yüzyıla taşıyan en mühim Türk…