| Tür: | Roman, Polisiye |
| Yazar: | Ahmet Mithat Efendi |
| Yayınlanma Zamanı: | 2018 |
| Yayınevi: | Bilge Kültür Sanat |
Karakterler
Komiser Osman Sabri: Cinayeti aydınlatmak suretiyle araştırmalar hayata geçirmeye başlamış olan komiser.
Necmi: Komiser Osman Sabri’nin Polis memuru olan emek harcama arkadaşıdır.
Kalpazan Mustafa: Yazdığı mektuplarda kendini suç duyurusu eden katliam zanlısıdır. Yaşamış olduğu trajedik aşk onu bu cinayetlere yönlendirir.
Armağan Hanım: Avrupa’ya kıymetli eşya kaçakçılığı icra eden kişidir.
Peri: Uğruna cinayetler işlenen hanımdır.
Halil Suri: Kıymetli eşya kaçakçısıdır.
Mevzusu
Ahmet Mithat Efendi bir polisiye roman olmasına karşın bazen araya girerek çeşitli mevzularda değerlendirme ve tahliller yapmaktan kendini alamamıştır.
Balıkçılar, İstanbul Boğazı çıkışında bir genç kız ve iki adamın cesetlerini bulur. Bu vakadan bir ay sonrasında Beyoğlu’nda intihar benzer biçimde görünen bir katliam daha işlenince araştırmak suretiyle belirlenen güvenlik güçleri vakaları çözmeye çalışır.
İstanbul Boğazı civarlarında Öreke Taş denilen yerde bir karı ve iki gencin cesetleri bulunur. Komiser Osman Sabri ve polis memuru Necmi, amirlerinin talimatıyla cinayeti aydınlatmak için işe koyulur. Bu vakadan ortalama bir ay sonrasında Halil Suri isminde gencin de intihar etmiş olduğu haberi polise ulaşır. Uzun araştırmalar sonucunda bu intihar vakasının aslına bakarsak bir katliam olduğu sonucuna varılır. Polis güçleri uzun araştırmalar yaparak bu cinayetlerin sorumlusunun kim yada kimler olabileceğini bulmaya çalışır. Meydana getirilen araştırmalar sonucunda tüm şüpheler, kırklı yaşlarında oldukça güzel ve varlıklı bir karı olan armağan üstünde yoğunlaşır. Polis ekipleri, Armağan Hanım’ı gözaltına alarak sorguya çeker. Armağan Hanım sorgulamalara daha çok dayanamaz ve katilin kim bulunduğunu bildiğini söyler. Armağan Hanım, tüm cinayetleri işleyen kişinin Düzmece Mustafa isminde bir kişi bulunduğunu anlatır. Polis güçleri Düzmece Mustafa’ya odaklandıktan sonrasında Düzmece Mustafa’nın yurtdışından Çevirmen Hakikat gazetesine gönderilmiş olduğu mektuplardan ipuçları yakalamaya adım atar. Cinayetlerin sırrı yavaş yavaş çözülmeye adım atar. Kalpazan Mustafa, cinayetleri âşık olduğu hanım Peri yüzünden işler. Güvenlik güçleri vakalara ışık tutmaya başlayınca yaşamını kaybeden gençler içinde gizli saklı ilişkiler olduğu ortaya çıkar. Armağan Hanım, Halil Suri ve öteki katledilen gençlerle beraber kıymetli eşyaları Avrupa’ya kaçırmaktadır. Kalpazan Mustafa ilkin Armağan Hanım’ı sevmiş, ondan beklediği yanıtı alamayınca Peri’ye âşık olmuştur.
Peri’nin dostlarıyla mehtap seyretmek için sahile gittiğini öğrenen kalpazan Mustafa, adamlarını gençleri öldürmeleri için göndermiş, arkasından yaralı olarak kurtulan Halil Suri’yi evinde bayıltarak öldürmüştür. İntihar süsü vermek için tavana asarak Avrupa’ya kaçar. Vaka, Avrupa’dan gönderilmiş olduğu mektuplarla aydınlatılır. Kalpazan Mustafa, ilerleyen yıllarda ülkede af çıkacağını öğrenince yeniden İstanbul’a dönmek ister. Feribot, beklediği bir Avrupa şehrinde bir kazada ölür.
Romandaki tüm kötülüklerin başı olarak görülen Armağan Hanım eline geçen tüm imkânları yitirmiş ve sonunda sokaklarda dilenerek hayatta kalmaya çalışmıştır.
Esrar-ı Cinayat ilkin gazetede tefrika edilmiş, arkasından kitap olarak basılmıştır. Bir polisiye roman olmasına karşın Ahmet Mithat Efendi bazen araya girerek çeşitli mevzularda değerlendirme ve tahliller yapmaktan kendini alamamıştır.
Balıkçılar İstanbul Boğazı çıkışında bir genç kızla iki insanın cesedini bulur. Bu vakadan bir ay sonrasında Beyoğlu’nda intihar süsü verilen bir katliam daha işlenir. Soruşturma memuru Osman Sabri bunun bir katliam bulunduğunu ortaya çıkarır. Cinayetlerin iyi mi ve niçin işlendiği Kalpazan Mustafa’nın gazeteye gönderilmiş olduğu mektuplarla ortaya çıkar.
Türk edebiyatının ilk polisiye romanı olan Esrar-ı Cinayat ’ın sadeleştirilmiş şeklinin okurla buluşmasının yerinde olacağı düşüncesiyle Türk Klasikleri serisi içinde yayımladık. Umarız polisiye roman meraklıları esere ihtiyaç duyulan ilgiyi gösterir.
Bu sayfada 12. Derslik Türk Dili ve Edebiyatı 1. Dönem 1. Yazılı imtihanı için altı…
2026-2027 10. Derslik Türk Dili ve Edebiyatı 1. Dönem 1. Ortak Yazılı Soruları ve Cevapları…
Edebî Akımlar Atlası TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI · ETKİLEŞİMLİ KAYNAK Edebî Akımlar Atlası Akımları ve…
Andre Gide – Hanımefendiler OkuluTür:RomanYazar:Andre GideYayınlanma Zamanı:2003Yayınevi:Sel YayıncılıkISBN:9786256462052KarakterlerEveline: Başlangıçta kocası Robert’ı idealize eden, duygusal ve…
Süre Bisikleti – Alim AdalıTür:ÇocukYazar:Alim AdalıYayınlanma Zamanı:2004Yayınevi:Can Çocuk YayınlarıISBN: 9789750703502KarakterlerAlim Bey: Damla ve Yağmur’un babasıdır. Evlatlarının merakını ve öğrenme isteğini destekleyen, onlarla beraber geçmişe seyahat icra eden, araştırmayı ve keşfetmeyi seven bir babadır.Damla: Alim Bey’in kızlarından biridir. Kardeşi Yağmur ile beraber vakit bisikletini hazırlayan, geçmişte yaşanmış olan vakaları merakla gözlemleyen ve yeni bilgiler öğrenmekten hoşlanan bir çocuktur.Yağmur: Damla’nın kardeşidir. Ablasıyla beraber vakit bisikletinin yapımında vazife alır. Babasıyla çıkmış olduğu yolculuklarda tarih öncesi insanların yaşamlarını ve buluşlarını keşfeder.Çuka: Ortalama yüz bin yıl ilkin Karain’de yaşayan, zekâsı ve üretkenliğiyle dikkat çeken bir çocuktur. İnsanların yaşamını kolaylaştıracak araçlar geliştirmeye çalışır. Balta yapmayı başararak kabile başkanının itimatını kazanır.Anin: Çuka’nın kardeşidir. Meraklı ve yaratıcı kişiliğiyle yeni buluşlara katkıda bulunur. Meyve toplamak için geliştirdiği vasıta, mızrağın ortaya çıkmasına öncülük eder.Ara: Çuka ve Anin’in babasıdır. Çocuklarıyla beraber başka topluluklara ateş yakmayı ve av araçlarını kullanmayı öğretir.Taşçı Amca: Taşları işleyerek çeşitli araçlar hazırlayan kişidir. Çuka ve Anin’in geliştirdiği mızrağın yapımına destek olur.Kabile Başkanı: Çuka’nın zekâsını ve başarısını takdir ederek ona başkanlık kolyesini veren, Anin’i ise yeni buluşundan dolayı mızrakçıbaşı duyuru eden kişidir.Damla ve Yağmur’un Anası: Ailesinin vakit yolculuklarında yaşadıklarını dinleyen ve ilerleyen bölümlerde bu yolculuklardan birine katılan karakterdir.MevzusuSüre Bisikleti, iki kardeş olan Damla ve Yağmur’un, babaları Alim Bey’in yardımıyla geliştirdikleri bir vakit bisikleti yardımıyla tarih öncesi dönemlere yaptıkları yolculukları mevzu alır. Ortalama yüz bin yıl öncesine giden aile, Karain’de yaşayan Çuka ve Anin adlı kardeşlerin günlük yaşamlarını, geliştirdikleri araçları ve insanlık tarihindeki mühim buluşları gözlemler. Kitap; merak, yaratıcılık, yardımlaşma ve sorun çözme benzer biçimde kavramları keyifli bir serüven vesilesiyle ele alırken insanlığın ilk dönemlerindeki yaşam koşullarını da okurlara tanıtır.Süre Bisikleti ÖzetiHikâye, Alim Bey’in eski bisikletini kızları Damla ve Yağmur’a vermesiyle adım atar. Alim Bey, kızlarından bu bisikleti bir vakit makinesine dönüştürmelerini ister. Kardeşler büyük bir heyecanla çalışmaya koyulur ve tüm ayrıntılarını düşünerek bir vakit bisikleti hazırlar. Babaları uyandığında ortaya çıkan vasıta karşısında şaşkınlığını gizleyemez. Üçü beraber bisiklete binerek geçmişe doğru ilk yolculuklarına çıkar.Seyahat esnasında bazı tehlikelerle karşılaşsalar da ortalama yüz bin yıl öncesine, Karain’e ulaşmayı başarırlar. Burada tarih öncesi bir toplulukta yaşayan Çuka ve Anin adlı iki kardeşle karşılaşırlar. Onları uzaktan izleyerek insanların yaşamlarını iyi…
Dublin, İrlanda · 18. yüzyıl • 1732 Trinity College Kütüphanesi — Long Room Trinity College…