Beşyüz yılı aşkın bir eğitim ve öğretim geçmişinin ulaştığı aşama:
Galatasaray Üniversitesi…
Bugünkü adıyla Galatasaray tarihte ilk kez 1481 yılında Sultan II. Beyazıd tarafından Galata Sarayı adıyla bir Enderun okulu olarak kurulmuştur. Okul, bugünkü Galatasaray Lisesi’nin bulunduğu yerde eğitime başlamıştır. Amaç, Devletin çeşitli yönetim kademelerine memur yetiştirmekti. Çalışkan ve yetenekli gençler orta dereceli bir okulda eğitiliyor ve yüksek derecedeki Enderun’a gönderiliyordu. Yatılı, düzenli ve çağın gerektirdiği eğitimi veren Galata Sarayı’ndaki Saray kelimesi, devlet işlerinin görüldüğü idare merkezi ve yüksek derecede Enderun okulu anlamındadır. Günümüze kadar adını, geleneksel yapısını ve işlevini sürdüren tek eğitim kurumu Galata Saray’dır.
Tabii her kurum gibi Galata Sarayı da bazı duraklamalar, gerileme ve yeni atılımlar yaşamıştır.
1838 yılında mevcut bina yeniden inşa edilmiş ve Galata Sarayı, Tıbbiye-i Şahane’ye dönüştürülmüştür. Öğretim dili Fransızca olan bu yüksek okuldan ilk Türk kadın ebeler ile sağlık alanında Devlete hizmet veren kişiler yetişmiştir. Böylece sivil öğretim alanında batı bilimine yönelişin önemli bir adımı atılmıştır. 1868 yılında bugünkü Galatasaray’ın üçüncü aşamasını oluşturan Mekteb-i Sultani hizmete açılmıştır. Fransızca öğretime ağırlık veren bu okulun kurulması için büyük çaba sarfedenlerden biri, tıbbiye-i şahane’den mezun, o dönemin Hariciye nazırı ve daha sonra Sadrazam olan Keçecizade Fuat Paşa, diğeri ise Ali Paşa’dır. Tarihi okul ile işlevsel, mekansal ve beşeri bağlantıya mensup gençlerin yatılı bir düzende birlikte ve tam bir vicdan özgürlüğü içerisinde eğitildikleri bir eğitim ve öğretim kurumu olmuştur. 1874 yılında Sultan Abdülaziz’in iradesiyle Mekteb-i Aliye-i Sultaniye adı altında toplanan ve Galatasaray Hukuk Mektebi, Galatasaray Mülkiye Mühendisliği Mektebi ve Galatasaray Edebi Mektebi’nden oluşan üç tane yüksekokul açılmıştır. Bu yüksekokulların idari örgütü ile ders programları Sorbonne Üniversitesi’ne uygun bir şekilde yapılmıştır. Özellikle Mekteb-i Hukuk, günümüzün hukuk fakültelerinin tarihi gelişimi bakımından Batı’daki emsalleri gibi öğretim veren bir okul olmuştur.
Mekteb-i Aliye-yi Sultaniye 1877 yılında Darülfünun-u Sultaniye adını almış ve bünyesinde ayrıca, Devletin üst düzey memurlarının bilgi ve kültür düzeylerinin yükseltilmesi amacıyla kurslar da düzenlenmiştir.
Galatasaray, büyük Atatürk ve kadrosunun gerçekleştirdiği yeni devlet düzeniyle birlikte Cumhuriyet Lisesi olarak hizmet vermeye devam etmiş ve Galatasaray Lisesi adını almıştır.
Ayna İçinde Ayna – Michael EndeMevzusuKitap, gerçek ile hayalin iç içe geçmiş olduğu 30 fantastik…
Bu sayfada 12. Derslik Türk Dili ve Edebiyatı 1. Dönem 1. Yazılı imtihanı için altı…
2026-2027 10. Derslik Türk Dili ve Edebiyatı 1. Dönem 1. Ortak Yazılı Soruları ve Cevapları…
Edebî Akımlar Atlası TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI · ETKİLEŞİMLİ KAYNAK Edebî Akımlar Atlası Akımları ve…
Andre Gide – Hanımefendiler OkuluTür:RomanYazar:Andre GideYayınlanma Zamanı:2003Yayınevi:Sel YayıncılıkISBN:9786256462052KarakterlerEveline: Başlangıçta kocası Robert’ı idealize eden, duygusal ve…
Süre Bisikleti – Alim AdalıTür:ÇocukYazar:Alim AdalıYayınlanma Zamanı:2004Yayınevi:Can Çocuk YayınlarıISBN: 9789750703502KarakterlerAlim Bey: Damla ve Yağmur’un babasıdır. Evlatlarının merakını ve öğrenme isteğini destekleyen, onlarla beraber geçmişe seyahat icra eden, araştırmayı ve keşfetmeyi seven bir babadır.Damla: Alim Bey’in kızlarından biridir. Kardeşi Yağmur ile beraber vakit bisikletini hazırlayan, geçmişte yaşanmış olan vakaları merakla gözlemleyen ve yeni bilgiler öğrenmekten hoşlanan bir çocuktur.Yağmur: Damla’nın kardeşidir. Ablasıyla beraber vakit bisikletinin yapımında vazife alır. Babasıyla çıkmış olduğu yolculuklarda tarih öncesi insanların yaşamlarını ve buluşlarını keşfeder.Çuka: Ortalama yüz bin yıl ilkin Karain’de yaşayan, zekâsı ve üretkenliğiyle dikkat çeken bir çocuktur. İnsanların yaşamını kolaylaştıracak araçlar geliştirmeye çalışır. Balta yapmayı başararak kabile başkanının itimatını kazanır.Anin: Çuka’nın kardeşidir. Meraklı ve yaratıcı kişiliğiyle yeni buluşlara katkıda bulunur. Meyve toplamak için geliştirdiği vasıta, mızrağın ortaya çıkmasına öncülük eder.Ara: Çuka ve Anin’in babasıdır. Çocuklarıyla beraber başka topluluklara ateş yakmayı ve av araçlarını kullanmayı öğretir.Taşçı Amca: Taşları işleyerek çeşitli araçlar hazırlayan kişidir. Çuka ve Anin’in geliştirdiği mızrağın yapımına destek olur.Kabile Başkanı: Çuka’nın zekâsını ve başarısını takdir ederek ona başkanlık kolyesini veren, Anin’i ise yeni buluşundan dolayı mızrakçıbaşı duyuru eden kişidir.Damla ve Yağmur’un Anası: Ailesinin vakit yolculuklarında yaşadıklarını dinleyen ve ilerleyen bölümlerde bu yolculuklardan birine katılan karakterdir.MevzusuSüre Bisikleti, iki kardeş olan Damla ve Yağmur’un, babaları Alim Bey’in yardımıyla geliştirdikleri bir vakit bisikleti yardımıyla tarih öncesi dönemlere yaptıkları yolculukları mevzu alır. Ortalama yüz bin yıl öncesine giden aile, Karain’de yaşayan Çuka ve Anin adlı kardeşlerin günlük yaşamlarını, geliştirdikleri araçları ve insanlık tarihindeki mühim buluşları gözlemler. Kitap; merak, yaratıcılık, yardımlaşma ve sorun çözme benzer biçimde kavramları keyifli bir serüven vesilesiyle ele alırken insanlığın ilk dönemlerindeki yaşam koşullarını da okurlara tanıtır.Süre Bisikleti ÖzetiHikâye, Alim Bey’in eski bisikletini kızları Damla ve Yağmur’a vermesiyle adım atar. Alim Bey, kızlarından bu bisikleti bir vakit makinesine dönüştürmelerini ister. Kardeşler büyük bir heyecanla çalışmaya koyulur ve tüm ayrıntılarını düşünerek bir vakit bisikleti hazırlar. Babaları uyandığında ortaya çıkan vasıta karşısında şaşkınlığını gizleyemez. Üçü beraber bisiklete binerek geçmişe doğru ilk yolculuklarına çıkar.Seyahat esnasında bazı tehlikelerle karşılaşsalar da ortalama yüz bin yıl öncesine, Karain’e ulaşmayı başarırlar. Burada tarih öncesi bir toplulukta yaşayan Çuka ve Anin adlı iki kardeşle karşılaşırlar. Onları uzaktan izleyerek insanların yaşamlarını iyi…