İyelik zamiri, bir varlığın kime yada neye ilişkin bulunduğunu şahıs anlamıyla bildiren ve sözcüğe eklenen iyelik eklerinin, tamlayan durumundaki şahıs zamirinin yerini tutmasıyla ortaya çıkan zamir türüdür. Aslına bakarsak İyelik ekinin ta kendisidir.
Başka bir ifadeyle benim, senin, onun, bizim, sizin, onların şeklinde şahıs zamirleri söylenmediğinde, bu kişileri karşılayan -m, -n, -ı/-i/-u/-ü, -mız/-miz/-muz/-müz, -nız/-niz/-nuz/-nüz, -ları/-leri ekleri iyelik zamiri görevinde kullanılabilir.
Mesela:
Bu örneklerde tamlayan durumundaki benim, senin, onun, bizim, sizin, onların sözcükleri cümleden çıkarılmış olmasına karşın sözcüklerin sonundaki iyelik ekleri, varlığın hangi kişiye ilişkin bulunduğunu göstermeye devam etmektedir.
İyelik zamiri mevzusu, iyelik eklerinden bağımsız düşünülemez.
İyelik ekleri, isimlere gelmiş olarak o varlığın kime yada neye ilişkin bulunduğunu bildiren çekim ekleridir:
Bu sözcüklerin başına ilgili şahıs zamirlerini getirdiğimizde aitlik ilişkisi açıkça görülür:
Sadece tamlayan durumundaki şahıs zamiri kullanılmazsa iyelik eki, hem de o kişinin anlamını da üstünde taşır:
Bu cümlede -im eki yalnızca aitlik bildirmez; hem de kalemin bana ilişkin bulunduğunu gösterir. Bu yüzden geleneksel dil bilgisi anlayışında bu tür ekler iyelik zamiri olarak da adlandırılır.
Özetlemek gerekirse:
benim kalemim → kalemim
“Benim” sözcüğü düşmesine karşın -im eki “benim” anlamını karşılamaktadır.
Bazı dil bilgisi kaynaklarında ise iyelik zamiri ayrı bir zamir çeşidi olarak değerlendirilmez ve bunlar direkt iyelik ekleri başlığı altında incelenir. Bu yüzden “iyelik zamiri” ile “iyelik eki” kavramlarının birbiriyle fazlaca yakın ilişkili olduğu unutulmamalıdır.
Türkçede altı kişiye nazaran kullanılan iyelik ekleri vardır.
| Şahıs | İyelik Zamiri / İyelik Eki | Örnek | Açılımı |
|---|---|---|---|
| 1. tekil şahıs | -(ı/i/u/ü)m, -m | kitabım | benim kitabım |
| 2. tekil şahıs | -(ı/i/u/ü)n, -n | kitabın | senin kitabın |
| 3. tekil şahıs | -(s)ı, -(s)i, -(s)u, -(s)ü | kitabı | onun kitabı |
| 1. çoğul şahıs | -(ı/i/u/ü)mız/miz/muz/müz | kitabımız | bizim kitabımız |
| 2. çoğul şahıs | -(ı/i/u/ü)nız/niz/nuz/nüz | kitabınız | sizin kitabınız |
| 3. çoğul şahıs | -ları, -leri | kitapları | onların kitapları |
Eklerin biçimi, sözcüğün son ünlüsüne ve meşhur ya da ünsüzle bitmesine nazaran değişebilir.
Bir varlığın konuşana, kısaca “ben” kişisine ilişkin bulunduğunu bildirir.
Ünsüzle biten sözcüklerde:
Ünlüyle biten sözcüklerde:
Örnek cümleler:
Bu sözcüklerin başına ‘benim’ zamiri getirildiğinde aitlik ilişkisi açıkça görülür:
Dolayısıyla ekler 1. tekil kişiyi karşılamaktadır.
Bir varlığın dinleyene, kısaca “sen” kişisine ilişkin bulunduğunu bildirir.
Örnekler:
Bu sözcüklerin başına senin zamiri getirilebilir:
Bir varlığın “o” kişisine ilişkin bulunduğunu bildirir.
Ünsüzle biten sözcüklerde:
Ünlüyle biten sözcüklerde araya -s- destek ünsüzü girer:
Örnekler:
Bu örneklerde ilgili sözcüklerin önüne onun getirilebilir:
Bir varlığın “biz” kişisine ilişkin bulunduğunu bildirir.
Örnekler:
Bunların açılımı şöyledir:
Bir varlığın “siz” kişisine ilişkin bulunduğunu bildirir.
Örnekler:
Bu sözcükler:
biçiminde de kullanılabilir.
Bir varlığın “onlar” kişisine ilişkin bulunduğunu bildirir.
Örnekler:
Bu sözcükler bağlama nazaran:
şeklinde açıklanabilir.
Bir sözcükte iyelik zamiri olup olmadığını anlamanın en kolay yollarından biri sözcüğün başına uygun bir şahıs zamiri getirmektir.
Mesela:
“Defterim” sözcüğünün başına:
getirilebilir.
Bu yüzden -im, 1. tekil şahıs iyelik ekidir ve tamlayan söylenmediğinde şahıs anlamını üstünde taşımış olduğu için iyelik zamiri olarak değerlendirilir.
Başka örnekler:
Bir sözcükte iyelik eki gördüğümüzde şu suali sorabiliriz:
“Kimin?”
Sözcük bu şekilde bir kişiye bağlanabiliyorsa iyelik anlamı vardır.
İyelik zamiri ile kişi zamirini birbirine karıştırmamak gerekir.
Kişi zamirleri şunlardır:
ben, sen, o, biz, siz, onlar
Mesela:
Buradaki ben sözcüğü direkt bir kişinin adının yerine geçmiş olduğu için kişi zamiridir.
cümlesinde ise -ım eki “benim” anlamını taşıyarak aitlik bildirmektedir.
Dolayısıyla:
Bu mevzu öğrencilerin sık yapmış olduğu yanlışlardan biridir.
Benim, senin, onun, bizim, sizin, onların sözcükleri direkt “iyelik zamiri” değildir. Bunlar kişi zamirlerinin ilgi (tamlayan) eki almış biçimleridir.
Mesela:
Benim kalemim kırıldı.
Tamlayan cümleden çıkarılırsa:
Kalemim kırıldı.
“-im” eki, “benim” anlamını da üstünde taşır.
Bilhassa -ı, -i, -u, -ü biçimindeki 3. tekil şahıs iyelik eki ile belirtme hâl eki birbirine fazlaca benzer.
Mesela:
Buradaki -u, aitlik bildirmektedir:
Bu yüzden iyelik ekidir.
sadece:
cümlesindeki -u, “okul” sözcüğünü belirtili nesne yapmış olduğu için belirtme hâl ekidir.
Ayırmak için sözcüğün başına onun getirmek yararlı olabilir:
Bu yüzden ekler yalnızca biçimlerine bakılarak değil, cümledeki anlam ve görevleri dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılan sözcüklerde iyelik zamiri görevinde kullanılan iyelik ekleri bulunmaktadır:
Defter-im-i
Sözcük, “benim defterim” biçiminde açılabildiği için -im eki aitlik bildirmektedir.
Çanta-n-ı
“Senin çantan” denilebildiği için -n eki iyelik ekidir.
Kitab-ı-n-ı
Sözcüğün anlamı “onun kitabını” biçiminde açıklanabilir.
Bu tür örneklerde bir sözcükte hem iyelik eki hem de onun arkasından hâl eki bulunabileceğine dikkat edilmelidir.
İyelik zamirlerinin temel özellikleri şöyleki özetlenebilir:
Bir varlığın kime ilişkin bulunduğunu şahıs anlamıyla bildiren iyelik eklerinin, tamlayan durumundaki şahıs zamirinin anlamını da karşılamasına iyelik zamiri denir.
Başlıca iyelik ekleri -(I)m, -(I)n, -(s)I, -(I)mIz, -(I)nIz, -lArI biçimlerindedir.
Sözcüğün başına benim, senin, onun, bizim, sizin, onların sözcüklerinden uygun olanı getirilir. Anlamlı bir aitlik ilişkisi kuruluyorsa sözcükte iyelik eki vardır.
Hayır. Benim, “ben” kişi zamirinin ilgi (tamlayan) eki almış biçimidir. “Benim kitabım” sözündeki -ım ise iyelik ekidir.
Hayır. “Benimki” sözcüğündeki -ki, bir ismin yerini tuttuğu için ilgi zamiridir.
Kavramlar fazlaca yakın olmakla beraber adlandırma, dil bilgisi yaklaşımına nazaran değişebilir. İyelik eki, isme aitlik anlamı kazandıran çekim ekidir. Geleneksel yaklaşımda tamlayan durumundaki şahıs zamiri söylenmediğinde onun anlamını üstünde taşıyan iyelik ekleri iyelik zamiri olarak da adlandırılır.
Okullar Açılmadan Ilkin Millî Eğitim Bakanlığının açıklamış olduğu takvime nazaran 2026-2027 eğitim öğretim yılının birinci…
İmam Gazali – Ruhsal TükenmişlikMevzusuKitabın son sözünde bu kitabın çıkış yolculuğunun çağıl insanoğlunun ruhsal tükenmişliği…
Açık İleti ve Örtük İleti Nedir? Açık ileti, verilmek istenen fikir ya da duygunun direkt…
Hoyrat Nedir? Kimi zaman birkaç mısra, uzun bir hikâyenin taşıyamadığı kadar yoğun bir anlamı yüklenir.…
Arthur Schopenhauer Arthur Schopenhauer, insan davranışlarının temelinde akıldan oldukca kör ve doyumsuz bir “isteme” bulunduğunu…
Sevme Sanatı – Erich Fromm Erich Fromm’un Sevme Sanatı: Sevgi Bir Duygu mu, Öğrenilmesi Ihtiyaç…