Kategoriler: Genel

NASA 24 milyar kilometre ötedeki Voyager 1’le nasıl iletişim kuruyor?

NASA’nın şu anda Dünya’dan en uzakta bulunan insan yapımı nesne olan Voyager 1 uzay aracıyla kontakt oluşturmak için kullandığı Deep Space Network (Derin Uzay Ağı), Madrid’de bulunan Derin Uzay İletişim Tesisi’ndeki tüm altı tane dev çanak anteni ilk kez uzay aracına doğrulttu. Antenleri beraber kullanarak toplamda fazlaca daha zayıf sinyalleri alabilen tek bir büyük antene dönüşen sistem, ortalama 24 milyar kilometre ötede bulunan Voyager 1’le kontakt için kullanılıyor. Uzay ajansı meydana getirilen açıklamada, normalde 5 antenin kullanıldığını, sadece Voyager 1’in uzaklaştıkça iletişimi sürdürebilmek için altıncı antenin de kullanılması gerektiği belirtiliyor.

1977’de fırlatılan Voyager 1 ve 2, Güneş’imizin etkisinden geçtiğimiz yıllarda kurtuldu ve yıldızlararası uzaya adım atan ilk insan yapımı araçlar. Kısaca gönderdikleri veriler paha biçilemez seviyede.

Voyager projelerinde bulunan bilim adamlarından Linda Spilker, mevzuyla ilgili olarak “Voyager’ların gönderilmiş olduğu bilim verileri Güneş’ten uzaklaştıkça daha kıymetli hale geliyor, bundan dolayı mümkün olduğunca fazlaca sayıda bilim aracını çalışır durumda tutmayı istiyoruz” diyor.

Plazma Dalga Sistemi (PWS) adındaki uzay aracında bulunan aygıt, uzay aracının geçmekte olduğu yıldızlararası gazı tespit etmeye yarıyor. Sadece bu cihazdan veri alabilmek için tüm altı antenin de kullanılması mecburi.

Derin Uzay Ağı’nın Madrid’de bulunan Derin Uzay İletişim Tesisi’ndeki altı anten.
Fotoğraf: MDSCC / INTA / Francisco “Paco” Moreno

NASA’nın Derin Uzay Ağı, Dünya’nın üç değişik yerinde bulunan tesislerden oluşuyor. ABD’de Kaliforniya, İspanya’da Madrid ve Avustralya’da Kanberra şehirlerinde bulunan tesisler, şu anda 40’tan fazla uzay görevini destekliyor. Belirtilene nazaran yalnız Madrid’teki tesiste altı tane anten bulunuyor. Öteki tesislerde ise yalnız dörder tane anten bulunuyor. Her tesiste bir tane 70 metrelik ve kalanları 34 metreden oluşan antenler içeriyor.

Ortalama yarım yüzyıldır görevini sürdüren Voyager’ın, 2030’lu yılların ortalarına kadar daha ilkin edinilmemiş veriler göndermeye devam edeceği düşünülüyor. Sadece yıldızlararası uzayda aracın yakıtının bitmesinin haricinde başka bir tehdit de bulunuyor: galaktik komzik ışınlar isminde olan zararı dokunan ışınım. Bir çok süpernova isminde olan yıldız patlamalarından meydana gelen yüksek süratli parçacıklar, Voyager araçlarının belleklerini bozabilir ya da artık yaşını belli eden bilgisayarlara zarar verebilir.


Mark Kaufman’ın haberini Özgür Yıldız Türkçeleştirdi.

Bul-Tikla

Son Yazılar

Kültürel Miras Nedir? – Türk Dili ve Edebiyatı

Kültürel Miras Nedir? Kültürel miras, geçmiş kuşaklardan devralınan, bir toplumun tarihini, yaşam biçimini, bilgisini ve…

1 hafta ago

Estetik Nedir? – Türk Dili ve Edebiyatı

Güzel duyu Nedir? Bir ağıt insanı hüzünlendirirken niçin dönerek dönerek dinlenir? Bir romandaki rahatsız edici…

1 hafta ago

İvan Gonçarov – Türk Dili ve Edebiyatı

İvan Gonçarov İvan Aleksandroviç Gonçarov (1812-1891), 19. yüzyıl Rus edebiyatının mühim gerçekçi romancılarından biridir. İnsan…

1 hafta ago

Satranç Nedir? Tarihi, Özellikleri – Türk Dili ve Edebiyatı

Satranç, iki oyuncu içinde 64 kareli bir tahta üstünde oynanan, strateji ve düşünme becerisine dayalı…

1 hafta ago

Radyo Tiyatrosu ve Özellikleri – Türk Dili ve Edebiyatı

Radyo Tiyatrosu Bir kapı gıcırdar, uzaktan bir tren düdüğü duyulur. Peşinden telaşlı bir ses sessizliği…

1 hafta ago

İsmail Dümbüllü – Türk Dili ve Edebiyatı

İsmail Dümbüllü İsmail Dümbüllü, orta oyunu ile tulûat geleneğini 20. yüzyıla taşıyan en mühim Türk…

2 hafta ago