Kategoriler: Genel

Türk Gastroenteroloji Vakfı

TÜRK GASTROENTEROLOJİ VAKFI

Türk Gastroenteroloji Vakfı 1996 yılında Türk Gastroenteroloji Derneğinin işlerini kolaylaştırmak ve ülkemizde gastroenterolojini gelişimine katkıda bulunmak için kurulmuştur.
Ülkemizde genellikle mesleki örgütlenmeler dışındaki gönüllü kuruluşların yaşamlarını uzun süre devam ettirmeleri oldukça zordur. Gönüllü kuruluşlar çıkar amaçlı örgütlenme olmadığından zamanla insanların ilgisi azalmaktadır. O zamanda yıkılmasını ya da kapanmasını arzu eder hale gelmektedirler. Sivil toplum örgütlerinde çalışma ve bu örgütleri yaşatma kültürümüz geç şehirleşmemiz nedeniyle tam gelişmemiştir. Fakat sivil toplum örgütlerini yıkma, kapatma, aşağılama, kıskanma konusunda ise bir gelenek oluşmuştur.
TGV tarihi açıdan öncelikli görevi olan; Türk Gastroenteroloji Derneğine destek olma, onun işlerine destek sunma görevini yerine getirmiştir. TGV Derneğin seyir defterinin oluşmasında ve hedefe kilitlenmesinde temel unsur olmuştur. Sivil toplum örgütleri elele vererek insanlığın geleceğini aydınlatmak zorundadırlar.

Mavi denizlere, aydınlık günlere ulaşmak için bir yol gerek. TGV işte dağları, çölleri aşarak mavi denizlere ulaşacak bir yolun bulunması için çaba göstermektedir. Bu uzun zorlu yolda güçlüklerin üstesinden gelerek ilerlemek için inançlı yol arkadaşlarına ihtiyaç vardır. Akıl ve bilimin yol göstericiliğinde mutlu günlere ulaşmak için tüm insanlarımızı bu yürüyüşe davet ediyoruz. Birlikte güçlükleri yenebiliriz ve kalıcı eserler yaratabiliriz.
TGV’nin bir kuruluşu olan DİAS, Türk Gastroenteroloji Derneğinin yapmakla yükümlü olduğu “Ulusal Gastroenteroloji Kongresini” düzenlemek amacıyla kurulmuştu. Kuruluş amacına uygun olarak DİAS derneğe bu konuda hizmet etmiştir. Türk Gastroenteroloji Derneği geldiği noktada DİAS’ın desteği yadsınamaz.

DİAS bir vakıf kuruluşu olmasına rağmen; bu güne dek yaptığı tüm kongre ve toplantılardan kazandığı paradan bir metelik Türk Gastroenteroloji Vakfına transfer edilmemiştir. DİAS’ın hesabı kitabı açıktır. Yakın zamanda bir ilki daha gerçekleştirerek mali yapımızı da internet ortamına koyacağız. DİAS kendi yağı ile kavrulmaktadır. Türk Gastroenteroloji Vakfı’nın para kaynağı ise; verilen konferanslar karşılığı vakfa yapılan bağışlar, yazılan kitaplar ve yazılar karşılığı yapılan ödemelerden oluşmaktadır. Ayrıca yapılan ferdi bağışlar bulunmaktadır. Yurtdışı, yurtiçi burslar bu kaynaklardan verilmektedir.

Türk Gastroenteroloji Vakfına gönül veren bir avuç insan kendilerine, ailelerine ve çocuklarına sağlamadıkları olanakları bu ülkenin çocuklarına sunmak için gece gündüz çalışmaktadır. TGV insana yatırım konusunda oldukça duyarlıdır. Ülkeyi adam gibi adamların bir yere taşıyacağına inanmaktadır. TGV bu konuda dünyada bir ilktir. Hiç bir kurumun sunmadığı imkanları hiçbir ayrımcılık gözetmeksizin tüm başvuranlara sunmaktadır.
TGV Türkiye’nin kurtuluş ve kuruluş felsefesine inancı tam olduğundan Türkiye Cumhuriyeti’ne kol kanat olmayı temel görev bilmektedir. Ülkemizi sonsuza dek yaşatmanın tek yolunun bilim ve akıl yolu olduğuna TGV’nin inancı tamdır.

TGV yurtdışı burslarını kişilerin dini ve siyasi kimliklerini dikkate almaksızın herkesi olduğu gibi kabul ederek her başvurana vermektedir. Yeter ki başka bir yerden burs almasın. Bu konuda TGV’yi tenkit edenler bilsinler ki TGV hümanist çizginin ötesinde evrensel bir çizginin peşindedir.

TGV bursiyerlerine hiçbir yükümlülük yüklememektedir. TGV bursiyeri olmak hem bursu kabul edenler hem de TGV için onurdur. TGV bursiyerleri TGV’nin yaşam gücüdür. Onlar bilimsel geleceğimizin yapı taşları olacaktır. Onlar gelecek nesillerin yetişmesine ve TGV’nin gelişmesine önemli katkılarda bulunacaklardır.
Bilgi-görgü-bilimsel araştırma hem değişimi hem gelişimi olanaklı hale getirmektedir. İnsan kişisel çabası ile kendisini değiştirebilir ve uyumlu hale getirebilir. Evrende değişim ve uyum esastır. Bu doğal yasaya karşı gelen toplumlar yok olup gitmişlerdir. Amacımız bilimsel tavır koyabilen bir toplum yaratmaktır.

Katkıda bulunmadığınız bir gönüllü kuruluşu eleştirmeyin. Gönüllü kuruluşlarda okumadan öğrenilmez, öğrenmeden bilgi sahibi olunmaz. Bilgi sahibi olmadan da fikir sahibi olunmaz. Gönüllü kuruluşlarda çırak olmadan usta olunmaz. Bulaşık yıkamadan aşçı olunmaz, yanmadan kül olunmaz. UNUTMA Kendin için değil başkalarının mutluluğu için kendini yakacaksın ki Türkiyemiz ve Türkçemiz sonsuza dek varolsun.

http://www.tgv.org.tr/

Bul-Tikla

Son Yazılar

Ayna İçinde Ayna Konusu ve Özeti

Ayna İçinde Ayna – Michael EndeMevzusuKitap, gerçek ile hayalin iç içe geçmiş olduğu 30 fantastik…

4 gün ago

2026-2027 12. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Dersi 1. Dönem 1. Ortak Yazılı

Bu sayfada 12. Derslik Türk Dili ve Edebiyatı 1. Dönem 1. Yazılı imtihanı için altı…

6 gün ago

2026-2027 10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 1. Dönem 1. Ortak Yazılı Soruları ve Cevapları

2026-2027 10. Derslik Türk Dili ve Edebiyatı 1. Dönem 1. Ortak Yazılı Soruları ve Cevapları…

1 hafta ago

Edebî Akımlar Atlası – Türk Dili ve Edebiyatı

Edebî Akımlar Atlası TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI · ETKİLEŞİMLİ KAYNAK Edebî Akımlar Atlası Akımları ve…

1 hafta ago

Kadınlar Okulu Özeti, Konusu ve Karakterleri

Andre Gide – Hanımefendiler OkuluTür:RomanYazar:Andre GideYayınlanma Zamanı:2003Yayınevi:Sel YayıncılıkISBN:9786256462052KarakterlerEveline: Başlangıçta kocası Robert’ı idealize eden, duygusal ve…

2 hafta ago

Zaman Bisikleti Özeti, Konusu ve Karakterleri

Süre Bisikleti – Alim AdalıTür:ÇocukYazar:Alim AdalıYayınlanma Zamanı:2004Yayınevi:Can Çocuk YayınlarıISBN: 9789750703502KarakterlerAlim Bey: Damla ve Yağmur’un babasıdır. Evlatlarının merakını ve öğrenme isteğini destekleyen, onlarla beraber geçmişe seyahat icra eden, araştırmayı ve keşfetmeyi seven bir babadır.Damla: Alim Bey’in kızlarından biridir. Kardeşi Yağmur ile beraber vakit bisikletini hazırlayan, geçmişte yaşanmış olan vakaları merakla gözlemleyen ve yeni bilgiler öğrenmekten hoşlanan bir çocuktur.Yağmur: Damla’nın kardeşidir. Ablasıyla beraber vakit bisikletinin yapımında vazife alır. Babasıyla çıkmış olduğu yolculuklarda tarih öncesi insanların yaşamlarını ve buluşlarını keşfeder.Çuka: Ortalama yüz bin yıl ilkin Karain’de yaşayan, zekâsı ve üretkenliğiyle dikkat çeken bir çocuktur. İnsanların yaşamını kolaylaştıracak araçlar geliştirmeye çalışır. Balta yapmayı başararak kabile başkanının itimatını kazanır.Anin: Çuka’nın kardeşidir. Meraklı ve yaratıcı kişiliğiyle yeni buluşlara katkıda bulunur. Meyve toplamak için geliştirdiği vasıta, mızrağın ortaya çıkmasına öncülük eder.Ara: Çuka ve Anin’in babasıdır. Çocuklarıyla beraber başka topluluklara ateş yakmayı ve av araçlarını kullanmayı öğretir.Taşçı Amca: Taşları işleyerek çeşitli araçlar hazırlayan kişidir. Çuka ve Anin’in geliştirdiği mızrağın yapımına destek olur.Kabile Başkanı: Çuka’nın zekâsını ve başarısını takdir ederek ona başkanlık kolyesini veren, Anin’i ise yeni buluşundan dolayı mızrakçıbaşı duyuru eden kişidir.Damla ve Yağmur’un Anası: Ailesinin vakit yolculuklarında yaşadıklarını dinleyen ve ilerleyen bölümlerde bu yolculuklardan birine katılan karakterdir.MevzusuSüre Bisikleti, iki kardeş olan Damla ve Yağmur’un, babaları Alim Bey’in yardımıyla geliştirdikleri bir vakit bisikleti yardımıyla tarih öncesi dönemlere yaptıkları yolculukları mevzu alır. Ortalama yüz bin yıl öncesine giden aile, Karain’de yaşayan Çuka ve Anin adlı kardeşlerin günlük yaşamlarını, geliştirdikleri araçları ve insanlık tarihindeki mühim buluşları gözlemler. Kitap; merak, yaratıcılık, yardımlaşma ve sorun çözme benzer biçimde kavramları keyifli bir serüven vesilesiyle ele alırken insanlığın ilk dönemlerindeki yaşam koşullarını da okurlara tanıtır.Süre Bisikleti ÖzetiHikâye, Alim Bey’in eski bisikletini kızları Damla ve Yağmur’a vermesiyle adım atar. Alim Bey, kızlarından bu bisikleti bir vakit makinesine dönüştürmelerini ister. Kardeşler büyük bir heyecanla çalışmaya koyulur ve tüm ayrıntılarını düşünerek bir vakit bisikleti hazırlar. Babaları uyandığında ortaya çıkan vasıta karşısında şaşkınlığını gizleyemez. Üçü beraber bisiklete binerek geçmişe doğru ilk yolculuklarına çıkar.Seyahat esnasında bazı tehlikelerle karşılaşsalar da ortalama yüz bin yıl öncesine, Karain’e ulaşmayı başarırlar. Burada tarih öncesi bir toplulukta yaşayan Çuka ve Anin adlı iki kardeşle karşılaşırlar. Onları uzaktan izleyerek insanların yaşamlarını iyi…

2 hafta ago