Vedat Günyol (d. 16 Mart 1911, İstanbul – ö. 9 Temmuz 2004, İstanbul) Çevirmen, eleştirmen, yayıncı ve yazar.
Vedat Günyol
Vedat Günyol, Yeni Ufuklar dergisiyle Sabahattin Eyüboğlu, Azra Erhat ve Halikarnas Balıkçısı ile birlikte Türk hümanizmini kurmaya çalışmıştır.
16 Mart 1911’de İstanbul’da doğan Vedat Günyol, ortaöğrenimini 1934’de St. Benoit Lisesi’nde tamamladıktan sonra 1938 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. İlk çevirilerini üniversite yıllarında yaptı.
Paris’te başladığı Devletler Hukuku doktorasını 2. Dünya Savaşı yüzünden yarım bırakmak zorunda kaldı ama 10 yıl sonra geri dönerek tamamladı.
Paris’te bulunduğu sürede Halide Edip Adıvar ve eşi Adnan Adıvar ile yakın dost oldu. Halide Edip Adıvar ile ortak çeviriler yaptı. 1941’de Cemal Nadir Güler ve Arkadaş adlı haftalık çocuk dergisini yayınladı.
Şirket-i Hayriye ve Yücel dergilerinde çevirmenlik yaptı.İstanbul Hukuk Fakültesi’nde amme hukuku asistanlığı ve Fransızca okutmanlığı (1939-1940); Vefa Lisesi (1940) ve Gedikpaşa Ortaokulu’nda Fransızca öğretmenliği; Ankara MEB’de neşriyat müdürlüğü ve tercüme bürosu üyeliği (1942-1950); aynı tarihlerde Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü, Ankara Gazi Lisesi’nde ve İtalyan Lisesi’nde Fransızca öğretmenliği (1950); Banko Di Roma’da hukuk müşavirliği (1955-1960) görevlerinde bulundu. 1950’de İstanbul barosuna 2550 sicil numarası ile kaydoldu, 8 yıl avukatlık yaptı. 1962 yılında Çan Yayınlarını kurdu. 1972 yılında İstanbul Erkek Lisesi Fransızca Öğretmenliğinden emekli oldu. Bir çok ansiklopedide edebi kurul üyeliği yapmıştır.
İki defa yargılanmıştır. Sabahattin Eyüboğlu ile beraber çevirdikleri ve Devrim Yazıları adıyla yayınladıkları bir kitap yüzünden 2 yıl yargılandıktan sonra serbest bırakıldı; 1971’de ise Komünist Parti Kurucularından olduğu iddiasıyla Sabahattin Eyüboğlu ve eşi, Azra Erhat, Yaşar Kemal ve eşi ile birlikte tutuklandı ama ilk celsede beraat ettiler.
Maltepe Üniversitesi bünyesindeki Özel Marmara Radyo Televizyon ve Gazetecilik Anadolu Teknik Lisesi’nde İnsan Hakları ve Demokrasi dersleri veren Vedat Günyol’a Nisan 2002’de Maltepe Üniversitesi tarafından fahri doktorluk unvanı verildi. Üniversitenin Cevizli Kampusu’nda 2 Mayıs 1998’de Vedat Günyol’un bağışlarıyla açılan bir Vedat Günyol Kitaplığı da bulunuyor.
Edebiyata, Yücel dergisinde Fransız romanlarını özetler halinde tanıtan yazıları ve kitap eleştirileriyle (1938-1939) başladı. Daha sonra sürekli olarak Yeni Ufuklar dergisinde (ilk sayısı şubat 1952) yazdı. 17. sayısından beri (ekim 1953) Yeni Ufuklar adıyla çıktı ve 275. sayısında kapandı (kasım 1976). Günyol, daha sonra Milliyet Sanat, Adam Sanat, Varlık, Yaşasın Edebiyat, Hürriyet Gösteri ve başka dergilerde, Cumhuriyet gazetesinde birçok yazı yayımladı.
Bir röportajda “Yazmaya ne zaman, hangi etkenlerle başladınız?” sorusuna cevabı:
“1934’lerde İstanbul Hukuk Fakültesi’nde okurken kolej mezunu birkaç arkadaşla tanıştım. Yücel dergisini çıkarıyorlardı. Benim Saint Benoit Fransız Lisesi’nden geldiğimi öğrenmişler; Fransızca’dan çeviri yapan arkadaşları olmadığı için beni de aldılar aralarına. Ben de Fransız yazarı Maupassant‘dan ‘Öç’ adlı bir öykü çevirmekle başladım. Kendi yazım … İkinci Dünya Savaşı başladı, 1939’da Paris’ten yurda döndüm. Okumaya çok meraklı bir adamım. Paris’te Halide Edib Adıvar’la tanıştım, aşağı yukarı 13 yıl onun fahri katipliğini yaptım. Onun yapıtlarını, Hüseyin Rahmi’yi, Yakup Kadri’yi beğenerek okudum. İstanbul’a gelince ilk kez Yakup Kadri ile Halide Edib’in bütün eserlerini karşılaştırarak bir eleştiri yazısı yazdım. Birçok tanıdık yazıyı beğendiler, beni yüreklendirdiler. Eleştiri yazmayı sürdürdüm. Ama eleştiri beni doyurmadı. Zaten benden çok daha yetenekli eleştirmen arkadaşlar vardı. Ben de deneme türüne yöneldim. Özellikle Sabahattin Eyüboğlu’nun Montaigne‘den çevirdiği Denemeler kitabından etkilendim.”
Günyol, edebiyatımızın deneme, eleştiri, çeviri sorunlarını inceleyen yazılarıyla ve Cemal Süreya‘nın verdiği “Edebiyatımızın Cumhurbaşkanı” unvanıyla da tanındı. Gençlere yayım açısından olanaklar sağlayarak kendilerini geliştirme yolunu açtı. Sabahattin Eyüboğlu’yla birlikte ya da tek başına çeviri eserler de yayımladı ve Çan Yayınları’nı yönetti (1976).
1989 Sedat Simavi Edebiyat Ödülü’nü kazandı. 1993’te Edebiyatçılar Derneği’nce Onur Madalyası ödülüne değer görüldü. 1995’te Çınar Yayınları tarafından kendisine Onur Ödülü verildi, 1998’de de Tüyap Kitap Fuarı tarafından onur yazarı seçildi. Alpay Kabacalı’nın hazırladığı Hümanizma’nın İmece’ci Öğretmeni Vedat Günyol (1997) adlı bir kitap yayımlandı. Varlık dergisi Vedat Günyol özel sayısı yaptı (nisan 1988). Feridun Andaç, Aydınlanmanın Işığında Sanat İnsanlarımız: Vedat Günyol adlı bir de armağan kitap hazırladı. Bir başka armağan kitap da öğrencileri ve sevenlerinin onu anlattığı 100′ e 5 Vardı, Vedat Günyol’ a Armağan adıyla yayımlandı. Ali Ekber Ataş yayına hazırladı (ekim 2004). Günyol, kendi deneme ve eleştirilerinin bir kısmını çeşitli kitaplarda topladı.
Ölümünden sonra anısına Vedat Günyol Deneme Ödülü düzenlenmiştir.
Edebiyat
Bu sayfada 12. Derslik Türk Dili ve Edebiyatı 1. Dönem 1. Yazılı imtihanı için altı…
2026-2027 10. Derslik Türk Dili ve Edebiyatı 1. Dönem 1. Ortak Yazılı Soruları ve Cevapları…
Edebî Akımlar Atlası TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI · ETKİLEŞİMLİ KAYNAK Edebî Akımlar Atlası Akımları ve…
Andre Gide – Hanımefendiler OkuluTür:RomanYazar:Andre GideYayınlanma Zamanı:2003Yayınevi:Sel YayıncılıkISBN:9786256462052KarakterlerEveline: Başlangıçta kocası Robert’ı idealize eden, duygusal ve…
Süre Bisikleti – Alim AdalıTür:ÇocukYazar:Alim AdalıYayınlanma Zamanı:2004Yayınevi:Can Çocuk YayınlarıISBN: 9789750703502KarakterlerAlim Bey: Damla ve Yağmur’un babasıdır. Evlatlarının merakını ve öğrenme isteğini destekleyen, onlarla beraber geçmişe seyahat icra eden, araştırmayı ve keşfetmeyi seven bir babadır.Damla: Alim Bey’in kızlarından biridir. Kardeşi Yağmur ile beraber vakit bisikletini hazırlayan, geçmişte yaşanmış olan vakaları merakla gözlemleyen ve yeni bilgiler öğrenmekten hoşlanan bir çocuktur.Yağmur: Damla’nın kardeşidir. Ablasıyla beraber vakit bisikletinin yapımında vazife alır. Babasıyla çıkmış olduğu yolculuklarda tarih öncesi insanların yaşamlarını ve buluşlarını keşfeder.Çuka: Ortalama yüz bin yıl ilkin Karain’de yaşayan, zekâsı ve üretkenliğiyle dikkat çeken bir çocuktur. İnsanların yaşamını kolaylaştıracak araçlar geliştirmeye çalışır. Balta yapmayı başararak kabile başkanının itimatını kazanır.Anin: Çuka’nın kardeşidir. Meraklı ve yaratıcı kişiliğiyle yeni buluşlara katkıda bulunur. Meyve toplamak için geliştirdiği vasıta, mızrağın ortaya çıkmasına öncülük eder.Ara: Çuka ve Anin’in babasıdır. Çocuklarıyla beraber başka topluluklara ateş yakmayı ve av araçlarını kullanmayı öğretir.Taşçı Amca: Taşları işleyerek çeşitli araçlar hazırlayan kişidir. Çuka ve Anin’in geliştirdiği mızrağın yapımına destek olur.Kabile Başkanı: Çuka’nın zekâsını ve başarısını takdir ederek ona başkanlık kolyesini veren, Anin’i ise yeni buluşundan dolayı mızrakçıbaşı duyuru eden kişidir.Damla ve Yağmur’un Anası: Ailesinin vakit yolculuklarında yaşadıklarını dinleyen ve ilerleyen bölümlerde bu yolculuklardan birine katılan karakterdir.MevzusuSüre Bisikleti, iki kardeş olan Damla ve Yağmur’un, babaları Alim Bey’in yardımıyla geliştirdikleri bir vakit bisikleti yardımıyla tarih öncesi dönemlere yaptıkları yolculukları mevzu alır. Ortalama yüz bin yıl öncesine giden aile, Karain’de yaşayan Çuka ve Anin adlı kardeşlerin günlük yaşamlarını, geliştirdikleri araçları ve insanlık tarihindeki mühim buluşları gözlemler. Kitap; merak, yaratıcılık, yardımlaşma ve sorun çözme benzer biçimde kavramları keyifli bir serüven vesilesiyle ele alırken insanlığın ilk dönemlerindeki yaşam koşullarını da okurlara tanıtır.Süre Bisikleti ÖzetiHikâye, Alim Bey’in eski bisikletini kızları Damla ve Yağmur’a vermesiyle adım atar. Alim Bey, kızlarından bu bisikleti bir vakit makinesine dönüştürmelerini ister. Kardeşler büyük bir heyecanla çalışmaya koyulur ve tüm ayrıntılarını düşünerek bir vakit bisikleti hazırlar. Babaları uyandığında ortaya çıkan vasıta karşısında şaşkınlığını gizleyemez. Üçü beraber bisiklete binerek geçmişe doğru ilk yolculuklarına çıkar.Seyahat esnasında bazı tehlikelerle karşılaşsalar da ortalama yüz bin yıl öncesine, Karain’e ulaşmayı başarırlar. Burada tarih öncesi bir toplulukta yaşayan Çuka ve Anin adlı iki kardeşle karşılaşırlar. Onları uzaktan izleyerek insanların yaşamlarını iyi…
Dublin, İrlanda · 18. yüzyıl • 1732 Trinity College Kütüphanesi — Long Room Trinity College…